Pazartesi, Ocak 11, 2010

Fatih Altaylı'dan Pazarlama Dersi

Pazarlama çok defa satış, reklam, halka ilişkiler ile karıştırılır. Oysa pazarlama; ürün daha ortada yokken başlayıp, ürün satışı ve satış sonrasına kadar devam eden ciddi ve kontrollü bir süreçtir.Pazarlamacıların da en az pazarlama kadar yanlış algılandığını biliyorum. Yalancılık, dolandırıcılık, abartı, gevezelik pazarlamacılar için yapıştırılan etiketlerdir. Haliyle pazarlamanın da pazarlamacının da işi zordur. Ama bazen öyle hatalar yapıyoruz ki, insanlar ne dese sezadır. En son Fatih Altaylı'nın başına gelenler bize biraz ders veriyor sanırım.

Kampanyaya bak

Geçen hafta babam ani bir rahatsızlık geçirince, kendisini ambulansla hastaneye kaldırdık.
Çok bildik bir ambulans firması. 10 dakika içinde geldiler, aldılar, büyük bir dikkatle hastaneye götürdüler.
Oraya kadar sorun yok.

Babam hastanede, yoğun bakımda, Bizim de yüreğimiz o gün bugündür ağzımızda.
Bizi yanına pek sokmuyor doktorlar, "Bir değişim olursa biz sizi ararız" diyorlar.
Her gün hastaneye gidip 5 dakika görebiliyorum sadece.
Önceki gün telefonum çaldı.
Bir kadın sesi, "Hasta Talat Altaylı'nın bir yakınıyla mı görüşüyorum" dedi.
Bende el ayak boşandı. Bir hastanın yakını böyle bir tonlamayla niye aranır ki!
Her türlü habere hazırlıklı bir biçimde, sesim titreyerek "Buyrun" dedim.
Efendim ambulans hizmetlerinde kampanyaları varmış, bu kampanyadan yararlanmak istiyor muymuşum!
"Hanımefendi siz mi manyaksınız, amirleriniz mi? Bir hasta yakını böyle aranır mı? Ambulans hizmetinin kampanyası mı olur" deyip suratına kapattım.
Sizce ayıp mı ettim?

2 yorum:

Blogtime dedi ki...

Harika bir örnek olmuş, buna yakın niceleri var..

Arzu dedi ki...

Blogtime,

Haklısın. Daha nice örnekler var. Bu en günceli.

Kitap

Outliers (Çizginin Dışındakiler)

Başarılı insanların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’ta Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihlerine... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici. Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını, tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sosyal sınıflar açılarından açıklanıyor. Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin —yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin— hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor. Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti. Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.

Görünmeyen Ekonomi

Amerika’nın en parlak genç ekonomisti Steven D. Levitt’in sıra dışı yaklaşımıyla ekonomi bilimine getirdiği yeni boyut, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, insan kılığında birer hesap makinesi olan bildik ekonomicilerden farklı Levitt’in yaşama yönelttiği ilginç soruları, ateşli merakı, doğru sezgileri ve rakamların saf gücüyle dünyanın gerçekte nasıl işlediği konusuna açıklık getiriyor. Steven D. Levitt’in The New York Times’ın ünlü gazeteci – yazar Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı, farklı konseptiyle, sade, sürükleyici anlatımıyla “Görünmeyen Ekonomi”, gündelik hayat meseleleri ve muammalarıyla ilgili her sorunuza yanıt bulabileceğiniz bir kitap olabilir.

Konu Başlık

Prof. Dr Şule Özmen'in bu kitabı, ağlarla birbirine bağlanan bilgisayar ve mobil iletişim araçlarının yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan en önemli sonuçlarını, yeni ticaret yollarını ele alıyor. Bu ticaret yolları tüm dünyada, geleneksel iş modellerinin ve türüne odaklı yapılanmaların dışında bir gelişme göstermektedir. Yeni bir ticaret yolu olarak ortaya çıkan elektronik ticaret işletmelerin ve insanların yaşamına hızla girdi ve giderek artan bir oranda kabul gördü, tercih edildi. Ancak bu yolu seçenlerin bir bölümü başarılı olurken, bazısı başarısız oldu. Ne var ki, bilgi çağında kaçınılmaz bir seçenek haline gelen elektronik ticaret için araçları iyi kullanmak, hedeflenen amaçlara en kısa, verimli ve etkin biçimde erişmek için de sağlam bir alt yapıya sahip olmak gerekmektedir. Prof. Dr. Şule Özmen kitabında, bu alt yapının oluşturulması bağlamında, E-Ticaret'teki tüm gelişmeleri, E-İş modellerini, E-İşletme stratejilerini, müşteri ilişkilerinden pazarlamaya, veri ambarından veri madenciliğine, E-Ticaret'teki sistemlerden, E-İşletmelerdeki güvenliğe kadar E-Ticaretin tüm konularını inceliyor. (Tanıtım Yazısından)