Archive from Ağustos, 2009
Ağu 22, 2009 - Genel    No Comments

Avatar Filminin 15 Dakikası

Dün Ramazan’ın ilk günü idi. İftar için buluşacağımız arkadaşımla son anda mekan değişikliği yaparak Tepe Nautilus’te soluğu aldık. Çünkü 21:00′de James Cameron’un animasyon Avatar filminin 15 dakikalık ücretsiz, 3D ön gösterimi vardı. Açıkçası çok fazla bir beklentim yoktu giderken. Sadece buradaki ince pazarlama zekasına hayranlığım beni oraya taşıdı.
Aralık’ta gösterime girecek filmin 15 dakikalık kısmını dünyanın çeşitli ülkelerinde, kilit yerlerde izleyici ile buluşturdu. Üstelik ücretsiz olarak.
Pandora adlı bir gezegen, bu gezegende yaşayan Na’vi adlı mavi tenli varlıklar.

Labaratuvar ortamında insan hibridi haline getirilen Jake’in, Pandora’ya gönderilmesi ve orada gelişen olaylar ve muhtemel aşklar:) Karakterler, hareketler, gezegen öyle güzel ki kayboluyorsunuz içinde.

Online dünyada ve basında daha şimdiden adından çok bahsettiren filmin görüntü kalitesine hayran oldum. 3D gözlüklerinin marifetini de unutmadan çok güzel bir 15 dakika geçirdim. Sabırsızlıkla Aralık’ta filmin gösterime girmesini bekleyeceğim.

Cameron ve ekibi çok iyi bir iş çıkartmışlar. İş boşa gitmesin diye de harika bir pazarlama yolu seçmişler. Tebrikler.

İzlemek için link

Ağu 10, 2009 - Genel    No Comments

Bloggerın Logosu Olur mu?

5. yıla geldim çattım. Daha dün gibi bloga ilk yazıyı girişim. Ne bildiysem, ne gördüysem yazdığım podcast aracılığı ile konuştuğum bir yer oldu burası. Çok faydalarını gördüm blogger olmanın. Sağ olsun, var olsun www.pazar-lamaca.com:)

Bir süredir blogger arkadaşların blogları için logo yapmalarını izliyorum. Canım çekmedi değil. Benim Molaverrahatla’mın nesi eksik? Yaptırayım dedim bende. Sonra zihnimde şimşekler çakmaya başladı. Bloggerın niye logosu olsun ki? Ne alaka yani? Samimiyeti zedelemez mi kurumsallık? Yaptırmalıyım, yok yaptırmayayım derken bir de size sorayım dedim.
Logo bloggerı bozar mı sizce? Ya da yakışır mı bloga logo? Ayy tekerleme gibi oldu ama siz anladınız derdimi değil mi? :)
Ağu 3, 2009 - Genel    No Comments

Müşteri İzin Verdiği Müddetçe

Bazen müşteri için çok iyi olacağını düşündüğümüz projeler hazırlar sunarız. Aslında işimiz budur. Müşteri için iyi olacak, piyasadaki konumunu koruyacak, bir adım ileriye götürecek, rakiplerine fark atacak fikirler, işler, hizmetler önermek. Önermek kolaydır. İkna etmek ve bu önerinizi desteklemek için tezler sürmek zordur. Karşınızda sabit fikirli müşteriler olabiliyor bazen. Kendinden, yerinden, konumundan oldukça emin müşteriler.

Siz ancak müşteri izin verdiği müddetçe ona yardım edebilirsiniz. Onun izni, izninin sınırları aslında sizin de sınırlarınız olur. O nereye kadar izin verirse siz de oraya dek gidebilirsiniz. Bu da müşterinin en doğal hakkıdır. En sevmediğim hakları olsa da.