Salı, Şubat 03, 2009

Kürtçe Reklam ve Etnik Pazarlama

Marketing Türkiye dergisinden Ferruh Altun'dan bir mail aldım geçen haftalarda. "Kürtçe Reklam" dosyaları için bazı sorular yöneltmişti ve düşüncelerimi sormuştu. Evvela tedirgin oldum. Öyle ya ülkemizde böyle konulara girmek tam anlamı ile ite dalaşmaktır. Oysa bir pazarlamacı ite dalaşmadan çalıyı dolanmalıdır.

Marketing Türkiye taşın altına elini koydu. Hem de nasıl koydu. Birden bire basın organlarında epeyce yer buldu konu.
Zaman
Hürriyet
Cumhuriyet

Gelelim dosya hazırlanrken sorulan sorulara ve benim cevaplarıma.

Soru-1) Kürtçe reklam! Bu cümle size ne hissettiriyor?

Kötü bir şey hissettirmiyor açıkçası. Yıllardır Kürtlerle ve Kürtçe ile iç içeyim. Geç bile kalındı diyebilirim.· Almanya başta olmak üzere bir çok ülkede etnik gruplar için farklı dillerde reklamlar hazırlanıyor.

Soru-2) Bildiğiniz gibi Türkiye'de de Kürt kökenli yurttaşlara yönelik olarak TRT 6 adından bir TV kanalı açıldı. Bu doğrultuda bu kanal için sizce Kürtçe hazırlanmış reklamlar yapılmalı mı? Bunun Artıları eksileri ne olur?

2006 yılı biterken gelecek öngörülerimi yazdığım bir yazımda, gelecekte etnik pazarlamanın sıklıkla telaffuz edileceğini ve uygulanacağını yazmıştım. Resmi ifadelere göre 11 milyon- ki bana göre bundan daha fazla sayıda- Kürdün yaşadığı bir ülkede, 11 milyon Kürt değil 11 milyon müşteri görmemiz gerekiyor. Irak'ta, İran'da ve dünyanın birçok yerinde dağınık olarak yaşayan Kürt nüfusunun fazlalığını düşününce, Kürtçe reklam fikri heyecanlı olacaktır. Ancak buradaki sorun şu olacaktır. İlk reklam! İlk reklamı çekilen firma, çeken ajans biraz topun ağzında olacaktır. İkinci reklam biraz daha az tepki alacaktır ancak 3,4,5 ve sonrasında bir şeyler rayına oturacaktır. ·

Soru-3) Bildiğiniz gibi uzun yıllar Kürtçe hakkında ön yargılar kırılamadı ve bu dil yeni yeni serbest hale geliyor. Bu ön yargıyı sizce reklam, medya ve iş dünyası aşabilecek mi?

80'lerde ortaya çıkan ve ülkemize büyük zararlar veren terörist örgüt PKK'nın içindeki K'lardan birinin Kürt kelimesinin kısaltması olduğunu, örgütün ezilen Kürtler adına eylemler yaptığını açıkladığı manifestoları, örgütte Kürt kökenli insanların sayısının fazlalığı ve 20 yıldır kaybedilen insanlar, zarar gören ekonomi. Tüm bu etkiler nedeni ile 20 yılda Kürtlere ve Kürtçe'ye karşı oluşan ön yargıları yıkmak kolay olmayacaktır. Ancak bu önyargıları yıkma işini yıllardır üstlenen siyasilerin de bir arpa boyu yol almadığı açıktır. Pazarlamacı olmayı seçmemdeki en büyük nedenlerden biri, bu algıyı değiştirebilecek, yönetebilecek pazarlama stratejileri geliştirmekti.
Her kış geldiğinde aylarca şehirlerle bağlantıları kesilen insanların çoğu, sadece tv izleyerek dış dünya ile bağlantı kurabiliyor.Bu insanların çoğu, özellikle kadınlar Tükçe'yi ya hiç bilmiyor ya da az biliyor, az anlıyor. Ama unutulmamalı ki, bu insanlar da tüketici. Yıllardır unuttuğunuz, görmediğiniz, ulaşamadığınız hedef kitleniz olabilirler! Markalar bunu yıllarca birçok nedenden dolayı değerlendiremedi ama umarım artık bir şeyler kırılır.·

Soru-4) Kürtçe reklamlara karar verilmesi durumunda reklam sektöründe ne gibi bir değişim yaşanır?

Değişim Kürtçe'yi bilen insanları istihdam etmekle başlar. Reklam sektöründe Kürt geleneklerini, göreneklerini, Kürt tipolojisini bilen pazarlamacılara ihtiyaç duyulabilir. Mesela çok güldüğümüz Cem Yılmaz'a Kürtlerin çoğu gülmezken, Fıkralarla Türkiye programındaki Teyyo karakterine bayılır. 11 milyonluk yepyeni, aksatılmış bir hedef kitle için reklam ajansları bildikleri yollardan gitmeyi seçerlerse çok fazla hata yapabilirler.·

Soru-5) Kimi kurumların Kürtçe reklam yapmaya karar vermeleri durumunda bu reklamları yapabilecek bir alt yapı mevcut mu reklam sektöründe? Böyle bir durumda nelere ihtiyaç duyacaktır sektörde?

Aslında Kürtçe yazılı olarak kullanılma imkanını hiç bulamamıştır. Dil nesillerdir konuşula konuşula bu zamana dek taşınmıştır. Ülkemizde Kürtçe'nin birçok lehçesi vardır. Akademik Kürtçe olarak kullanılan Kırmançi, şuan TRT 6'da kullanılmaktadır ve tüm lehçeleri ortak bir dilde toplamaktadır. Başbakanın TRT 6 açılışında verdiği hayırlı olsun mesajını, ertesi gün gazetelerin hepsinin yanlış yazması aslında nasıl bir altyapıya ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Ya reklam ajansları çevirmen barındıracaklar bünyelerinde ya da Kürt elemanları istihdam edecekler. Şuan reklam sektöründe çalışan ve Kürt olan insanların da Kürt olduklarını bu zamana dek belirttiklerini çok sanmıyorum. Çünkü, reklam sektörü beyaz Türk'lerin tekelindedir. Ülkemizdeki büyük reklam ajanslarına girmekte, çalışmakta oldukça zordur. ·

Soru-6) Reklam Sektörü kendini bu dile nasıl bir süreçte adapte edebilir sizce? Sektörde Türkçenin doğru kullanımı konusunda bile tartışmalar varken farklı bir dilde doğru reklamlar yapılabileceğini düşünüyor musunuz?

Adaptasyon zor ve uzun zaman alacaktır. Ama reklam sektöründeki insanlar zekidir, çalışkandır. Başka sektörlerden daha hızlı adapte olacaktır. Kürtçe'yi doğru kullanmaktan ziyade buradak temel konu, Kürtleri yakından tanımaktan geçiyor. Reklam sektörünün Kürtleri ve Kürt yapısını çok iyi tanıdığını sanmadığım için ilk hatalar Kürtçe kullanımından çok reklam mesajlarının doğru algılanamamasından kaynaklanacaktır.·

Soru-7) Kürtçenin kullanılmadığı bir pazarlama sektöründe etnik pazarlamadan söz etmek mümkün müdür sizce?

Ülkemizde etnik pazarlama yapılacaksa elbetteki akla ilk gelecek halk Kürtler olmalıdır. Nüfusunun çokluğu, yaşadıkları bölgelerin büyüklüğü göz önüne alınınca başka ne denir bilemiyorum doğrusu.

7 yorum:

Eğitişim Kariyer dedi ki...

İş dünyası ve en önemlisi ülkemiz adına büyük bir gelişme. Umarım elimize gözümüze bulaştırmadan altından başarıyla kalkabiliriz.

osman dedi ki...

siz kürtler öyle bir ürediniz ki, maşşallah yakında biz azınlığa düşüp hak ister olacaz

Arzu dedi ki...

Yorumlarınız için teşekkür ederim.

Celil dedi ki...

Arzu hanım Ben neden takip ettikleriniz arasında yokum hıhhhh

chamachama dedi ki...

The New Year ends by the early one, Setsubun ends, too and March 3 is Hinamatsuri.

Various dieting、beauty, healthy is written in this blog.

chamachama dedi ki...

The New Year ends by the early one, Setsubun ends, too and March 3 is Hinamatsuri.

Various dieting、beauty, healthy is written in this blog.

Pleae link to this site

aydınbelet dedi ki...

Biji Arzu....

Kitap

Outliers (Çizginin Dışındakiler)

Başarılı insanların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’ta Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihlerine... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici. Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını, tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sosyal sınıflar açılarından açıklanıyor. Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin —yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin— hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor. Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti. Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.

Görünmeyen Ekonomi

Henüz 29 yaşında olmasına karşın Amerika’nın en parlak genç ekonomisti Steven D. Levitt’in sıra dışı yaklaşımıyla ekonomi bilimine getirdiği yeni boyut, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, insan kılığında birer hesap makinesi olan bildik ekonomicilerden farklı Levitt’in yaşama yönelttiği ilginç soruları, ateşli merakı, doğru sezgileri ve rakamların saf gücüyle dünyanın gerçekte nasıl işlediği konusuna açıklık getiriyor. Steven D. Levitt’in The New York Times’ın ünlü gazeteci – yazar Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı, farklı konseptiyle, sade, sürükleyici anlatımıyla “Görünmeyen Ekonomi”, gündelik hayat meseleleri ve muammalarıyla ilgili her sorunuza yanıt bulabileceğiniz bir kitap olabilir.

Konu Başlık

Prof. Dr Şule Özmen'in bu kitabı, ağlarla birbirine bağlanan bilgisayar ve mobil iletişim araçlarının yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan en önemli sonuçlarını, yeni ticaret yollarını ele alıyor. Bu ticaret yolları tüm dünyada, geleneksel iş modellerinin ve türüne odaklı yapılanmaların dışında bir gelişme göstermektedir. Yeni bir ticaret yolu olarak ortaya çıkan elektronik ticaret işletmelerin ve insanların yaşamına hızla girdi ve giderek artan bir oranda kabul gördü, tercih edildi. Ancak bu yolu seçenlerin bir bölümü başarılı olurken, bazısı başarısız oldu. Ne var ki, bilgi çağında kaçınılmaz bir seçenek haline gelen elektronik ticaret için araçları iyi kullanmak, hedeflenen amaçlara en kısa, verimli ve etkin biçimde erişmek için de sağlam bir alt yapıya sahip olmak gerekmektedir. Prof. Dr. Şule Özmen kitabında, bu alt yapının oluşturulması bağlamında, E-Ticaret'teki tüm gelişmeleri, E-İş modellerini, E-İşletme stratejilerini, müşteri ilişkilerinden pazarlamaya, veri ambarından veri madenciliğine, E-Ticaret'teki sistemlerden, E-İşletmelerdeki güvenliğe kadar E-Ticaretin tüm konularını inceliyor. (Tanıtım Yazısından)