Salı, Aralık 16, 2008

Disko Kralı 90'lar Dedi Yıktı Geçti!

Okan Bayülgen'i çıktığıdan beri ucundan takip ederim. Hiç bir programını sonuna dek izlememiştim. Nedense Okan'ı sevemiyorum. Bana hep itici gelmiştir. Yine de yiğidi öldürüp hakkını vermek gerek. Bütün bayram boyunca insanlarımızın izdivaç ve yemek programları arasında mekik dokuyuşuna şahit oldum. Okan açık ara önde, itiraf edeyim. Hele bu hafta öyle bir program çıkardı ki, tadından yenmezdi.

90'lar Özel adıyla yaptığı programı sonuna dek izledim. Her konuğu tanımak ve özlemiş olmak, her şarkıda geçmişe dalmak, 90'ları yaşamış olmak ve 5 saat boyunca hatırlamak öyle hoşuma gitti ki yazmadan ve Disko ekibini tebrik etmeden duramadım.

90'larda çok malzeme ve çok hatıra var. Doğru kullanılırsa güzel projeler çıkar. 

6 yorum:

sedaca dedi ki...

sanırım aynı geceydi, arkadaşlarımla birlikte 90'lar Türkçe Pop Parti'ye gittik Taksim'de bi yere, eğlenmeyi bırakın gülme krizine girdik, sadece biz değil oradaki herkes öyleydi, şarkı tahmin etmeler, sözlerini zar zor hatırlamalar, abone çaldığında herkes yonca gibi oynuyordu :)

o kadar garip bir nostalji oluyor ki
şiddetle tavsiye ediyorum, sadece o programı izlemekle kalmayın, gidip bi de o şarkılarla eğlenmeyi deneyin

ilerlemeyentakvim dedi ki...

programı bende izledim çok güzeldi özellikle magazin haberlerine koptum:))hele futbolcunun maç sırasında sakatlanması ardından muhabirin sahanın içine girip sancı halinde ki futbolcuya sorduğu sorular bitirdi beni:)))

esrArengiz dedi ki...

ben programı izlemeye başladıktan kısa bir süre sonra uyuya kalmışım, gece 3 gibi uyandım tekrar, baktım ki tv açık hala, uykum kaçtı, izlemeye başladım. burak kut, yonca evcimik, tayfun vs. falan epey eğlenceli şekilde saat 5'i buldum. özellikle burak kut canlı performansı gayet güzel geldi bana, neden silinip gitti acep diye aklımda uçucu bir soru kaldı.
geçmişi anımsamak güzeldi,
dediğin gibi Okan zeki adam, malzemeye güzel şekil verdi..

Süleyman EREKE dedi ki...

Sayın Arzu Cihangir;

Size bir konuda ulaşmam gerekiyor. Mail adresinizi rica edebilir miyim?
suleyman.ereke@proximityistanbul.com
Saygılarımla.

Arzu dedi ki...

Aslında Okan'ın kendisi de 90'ların bize verdiklerinden biri. İlk defa Okan'ı bir programını sonuna dek, sinirlenmeden, gerilmeden, zevk alarak bitirdiğine şahit oldum. 90'lar güzeldi be:)

Saçlar, kıyafetler, müzikler, eğitim, televizyon..

Mine Yaman dedi ki...

Aynı akşam bir yaş daha yaşlanmış olmamı kutluyorduk bir arkadaşın evinde ve televizyona gözümüz takıldığında hep birlikte bakmaya başladık ve aaa bu da vardı, bi de bu vardı di miii, ehehehe eveet bu kıyafetten ben de de vardı diyerekten 2.5'a kadar izledik, son zamanlarda o kadar uzun süre değil okan'a tv ye bile bakmayan biri olaraktan bayıldım diyebilirim...

Kitap

Outliers (Çizginin Dışındakiler)

Başarılı insanların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’ta Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihlerine... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici. Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını, tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sosyal sınıflar açılarından açıklanıyor. Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin —yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin— hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor. Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti. Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.

Görünmeyen Ekonomi

Amerika’nın en parlak genç ekonomisti Steven D. Levitt’in sıra dışı yaklaşımıyla ekonomi bilimine getirdiği yeni boyut, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, insan kılığında birer hesap makinesi olan bildik ekonomicilerden farklı Levitt’in yaşama yönelttiği ilginç soruları, ateşli merakı, doğru sezgileri ve rakamların saf gücüyle dünyanın gerçekte nasıl işlediği konusuna açıklık getiriyor. Steven D. Levitt’in The New York Times’ın ünlü gazeteci – yazar Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı, farklı konseptiyle, sade, sürükleyici anlatımıyla “Görünmeyen Ekonomi”, gündelik hayat meseleleri ve muammalarıyla ilgili her sorunuza yanıt bulabileceğiniz bir kitap olabilir.

Konu Başlık

Prof. Dr Şule Özmen'in bu kitabı, ağlarla birbirine bağlanan bilgisayar ve mobil iletişim araçlarının yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan en önemli sonuçlarını, yeni ticaret yollarını ele alıyor. Bu ticaret yolları tüm dünyada, geleneksel iş modellerinin ve türüne odaklı yapılanmaların dışında bir gelişme göstermektedir. Yeni bir ticaret yolu olarak ortaya çıkan elektronik ticaret işletmelerin ve insanların yaşamına hızla girdi ve giderek artan bir oranda kabul gördü, tercih edildi. Ancak bu yolu seçenlerin bir bölümü başarılı olurken, bazısı başarısız oldu. Ne var ki, bilgi çağında kaçınılmaz bir seçenek haline gelen elektronik ticaret için araçları iyi kullanmak, hedeflenen amaçlara en kısa, verimli ve etkin biçimde erişmek için de sağlam bir alt yapıya sahip olmak gerekmektedir. Prof. Dr. Şule Özmen kitabında, bu alt yapının oluşturulması bağlamında, E-Ticaret'teki tüm gelişmeleri, E-İş modellerini, E-İşletme stratejilerini, müşteri ilişkilerinden pazarlamaya, veri ambarından veri madenciliğine, E-Ticaret'teki sistemlerden, E-İşletmelerdeki güvenliğe kadar E-Ticaretin tüm konularını inceliyor. (Tanıtım Yazısından)