Archive from Kasım, 2008
Kas 28, 2008 - Genel    No Comments

Ahh Şu Dergiler ve Kapakları!

Hayatımızı değiştiren 17 adamı okuyordum. Neredeyse hepsi gencecik 17 kişi. Aslında millet olarak dünyanın seyrini değiştirme kavramına çok uzak değiliz. Tarihimiz buna en büyük delil. Neyse konuya geleyim ben:)


Dijital bir çağ gümbür gümbür geldi ama biz sadece ayak seslerini duymakla yetiniyoruz derken dijital dünya haberlerini bize taşıyacak güzel bir dergi haberi aldım. 

Hayatımıza her geçen gün yeni kavramlar giriyor, yeni çağda eski iş modelleri geçerliliğini yitiriyor. 

Henüz 20’li yaşlardaki gençlerin yeni iş fikirleri ile birkaç yıl içinde dolar milyarderi oldukları bir dünya bu. Google’ın, Facebook’un, Yahoo’nun marka değeri olarak asırlık global endüstri şirketlerini geride bıraktıkları bir çağ. 
Digital Age teknik bir bilgisayar dergisi ya da dijital araç-gereç dergisi değil. Digital Age kravatlı, resmi bir iş ve ekonomisi dergisi de değil. Bütünüyle dijital dönüşüme, yeni dijital paralel evrenin gerçeklerine, fırsatlarına, dinamiklerine odaklanan “casual” bir dergi.

Sizi, dijital çağı bizimle izlemeye davet ediyoruz.“ 

Söylemleri ile Digital Age girdi hayatıma. Hala aktif bir web sitesi olmadığı için link veremiyorum. Korkunç bir durum aslında. Neyseki, derginin içeriği sağlam. Her ay dünyada ve ülkemizde digital anlamda neler olduğunun haberlerini okuyabildiğim, digital çağı iyi kavramış insanları tanıma ve fikirlerini öğrenme şansım oluyor. İçerik olarak her sayısında biraz daha çıtayı yükselten derginin mizanpaj ve imla konusunda da aynı titizliği göstermesini beklerdim. 
Ama durun siz ben daha asıl konuya gelmedim.

Digital Age’le birlikte Marketing Türkiye’den de bir dijital konseptli bir dergi geldi. IP Magazine. Ne tuhaftır IP’nın da bir web sitesi yok! Daha çok interaktif pazarlama odaklı bir dergi. Bu nedenle Digital Age ile karşılaştırmalarını yapmayacağım.


Evet asıl konuya geliyorum. Digital Age geçen sayısında içeriği “İnternetin anonimliği sayesinde kendisine akacak bir mecra bulan porno endüstrisi birçok eleştiri ve taarruza maruz kalıyor ama bu durum ortada dev bir endüstri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. İşte bu “muzır” endüstriye soğukkanlı bir bakış.”  olan Dijital Porno Endüstrisi sayısının kapağını görünce, bu dergiye olmamış dedim. Bu konuya da başka kapak olmazdı demeyin sakın. Dijitallikten, internetten, interaktiflikten bahseden dergiye koyacak başka kapak yoktu değil mi?

Bitmedi daha..

Pazarlamanın Medeni Hali: Bekarlık konusu ile geçen sayısında okurla buluşan Marketing Türkiye dergisi; artık kariyerli, iyi iş ve gelir sahibi, bekar bir kitlenin oluştuğundan bahsediyor. Bu gruptaki insanların tüketim alışkanlıkları, yaşam tarzlarını masaya yatırıyor. Aman bu kitleyi ıskalamayın, hem zevkliler hem sosyaller hem paraları var, mesajı veriyor. Veriyor vermesine ama bu konuyla ne ilgisi olduğunu anlamadığım bir şişme bebek fotoğrafını kapağına kondurarak beni şok etmeyi başarıyor. 

Kapak önemlidir. Dikkat çekmesi gerekir falan filan ama dergiyi ve konuyu harcayacak kadar da dikkat çekmek bu piyasanın ağır toplarına hiç yakışmıyor. Ben yakıştıramadım. 
Kas 24, 2008 - Genel    No Comments

Rek-lam-lar

- Eureko Sigorta’nın Braveheart filmine öykünen reklamı ile Türkiye Finans reklamı sanki pişti olmuş gibi. Ne dersiniz?

- Krizin bankalar üzerindeki etkisini ölçmek mümkün sanırım. Bir-iki ay öncesine dek banka reklamlarının baş döndürücü yayınları bıçak kesmiş gibi bitti. Şimdi bir iki banka reklamı dışında, boy boy Access Kızı yok, Bonus reklamları yok, Va Daaa diyen mor varlıklar yok. 
- Cappy reklamını çok tuttum.
- İstanbul Caz Festivali reklamı ile Yorum Publicis, Epica’dan birincilik ödülü ile dönmüş. Hakikaten güzel reklamdı. Tebrikler. 
Kas 22, 2008 - Genel    No Comments

Türkiye’de Belgeselin Magazin Kadar Değeri Yok mu?

Bugün Ahmet Turan Alkan hocamın köşe yazısını okudum ve ufak bir araştırma yaptım. Türkiye’de belgesellere ilgi neden az? Hocamın dediği gibi meraksızlıktan mı, ilgisizlikten mi, bilgiye tok oluştan mı, ben de bilemedim doğrusu. 

Türkiye’de belgeselin geçmişine indiğimde ilk defa sinemotoğrafın saraya girişinin, basiret insanı II. Aldülhamit döneminde olduğunu gördüm. 1922′ye dek ülkemizde belgeseller devlet elinde imiş. Bu tarihten sonra özel sektöre geçmiş. İlk belgesel olma şanı, 1914′te Ayastefanos’taki Rus anıtının yıkılışını anlatan Fuat Uzkınay tarafından çekilmiş. Genellikle savaş, askerlik konulu belgesellerin hakim olduğu yıllar sürüp gitmiş. Ta ki 1968′de Yapı Kredi Bankası “Ebru” belgeselini çekene dek. Bu film Milano Fuarı’nda, turizm dalında ödül almış. 
1968′de Genç Sinema Hareketi filizleniyor fakat 70′lerin sonunda iyice politize oluyor bu hareket. Ancak o hareketten Yılmaz Güney ekolü beliriyor ve bu ekolü takiben Ömer Kavur, Erden Kıral, Ali Özgentürk gibi yönetmenler boy veriyor. 
Sinema filmelerindeki artışa rağmen belgesel filmlerine ilgi gerekenin hep çok altında kalıyor. Son 1 ayda vizyona giren Türk filmi sayısının yabancı filmlerden fazla olduğunu görüyoruz. Yeşilçam Holywood’a ilk defa bu kadar fark atıyor. 
İmdiii,
Büyük çok büyük şirketlerimiz 68′de Yapı Kredi’nin yaptığı gibi belgesele el atsa nasıl olur? Ülkemize ait değerleri güçlü prodüksiyonlarla belgelemek, hem yurt içinde hem yutdışında alkış ve itibar getirmez mi? 
Cumartesi teşekkürü;
Kas 21, 2008 - Genel    No Comments

Online Pazarlamanın Bugünü ve Yarını


Interaktif Pazarlama Zirvesi’ne katıldım geçen hafta. Bazı konuşmacıların konuşmalarını kaydettim. Ses kayıtlarını temizlemek ve ayırmak derken ancak bugün paylaşabiliyorum sizinle. İlk konuşma aslına bakarsanız tüm konuşmalar Google çalışanlarının konuşmaları. En iyi kayıtları onlardan alabildim. “Online Pazarlamanın Bugünü ve Yarını” konulu oturumda ilk konuşmacı Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez’di. Yukarıdaki kayıt onun konuşmasından.

Kas 12, 2008 - Genel    No Comments

Uğur Gürsoy’a Ne Sorsam?


Uykusuz Dergisi çizerlerinden Uğur Gürsoy’la bir dergi için röportaj yapacağım. Sormamı istediğiniz sorular var mı? Fırat ve Faik karakterleri ile ciddi bir kitle edinmiş, çizgileri ve esprileri ile Çarşamba günlerini iple çekmeme neden olmuş Gürsoy’a ne soracağımı bilemedim ben şimdi:)

Kas 11, 2008 - Genel    No Comments

Enerji Vampirlerine Karşı Çözümler

Elimde Personel Excellence Dergisi var. Bir arkadaşımı beklerken karıştırıyorum ve o da ne? Judith Orloff’un uzun zamandır hissettiğim yorgunluğa merhem olacak makalesi. Beni tanıyanlar her zaman ve durumda yüksek enerjimi koruyabildiğimi bilir. Ancak bunu korumak için ne kadar yorulduğumu bilmez. Aslına bakarsanız bende bilmezdim. Şimdi en azından bir fikrim var. Makaleden birkaç alıntı aşağıda.

Duygusal Özgürlük, stresten doğan olumsuzluğun enerjinizi tüketmesine izin vermeyerek elde edilir.

Tükeniyor musunuz?

Bedeniniz, enerji alanlarından oluşur. Her gün olumlu ve olumsuz çeşitli enerjilerle karşı karşıya gelirsiniz. Olumlu enerjiler arasında şefkat, cesaret, bağışlayıcılık ve inanç bulunur. Olumsuz enerjiler arasında ise korku, öfke, umutsuzluk ve utanç yer alır. Enerjinizi tüketen durumlardan ya da enerji vampiri dediğimiz insanlardan zarar görmemek için enerjinizi kullanma konusunda uzman olmanız gerekir.

Eğer sezgisel empati yeteneğine sahipseniz enerjiye o kadar duyarlı olursunuz ki bu durum Sizi tüketebilir. Sezgisel empati, zor durumdaki arkadaşlarınız için üzülmenin ötesindedir; duygusal yada fiziksel bakımdan onların acılarını, sıkıntılarını üzerinize alırsınız. Bununla başa çıkmak için yalnızlığa sığınırsınız. Başkalarının ruhlarında olup bitenleri hissedecek kadar onlara yakınsınızdır. Bu, üzerinizde aşırı bir enerji yükü oluşabilir; kronik yorgunluğa ve aşırı yeme davranışa neden olabilir.

Sezgisel empati yeteneğine sahip insanlarda, açıklanamayan pek çok belirti görülür.Bunlara doğru tanı konduğu çok enderdir. Örneğin obez kişilerin, kendilerini olumsuz enerjiden korumak için diyet dışında stratejilere gereksinimleri olabilir.

Sezgisel empati yeteneğine sahip olup olmadığınızı nasıl anlarsınız? Kendinize şu soruları sorun: Bir akşam yemeğinde hoş görünümlü birinin yanına oturup birden bire midenizin bulandığı, başınızın ağrıdığı ya da kendinizi yorgun hissettiğiniz oldu mu?

Hayatta Kalma Kılavuzu

Duygusal vampirlerden kendinizi nasıl koruyabileceğinizi biliyor musunuz? Her ilişki bir enerji alışverişidir. Kendinizi en iyi hissetmek için şu soruların yanıtlarını vermelisiniz: Kimler bana enerji veriyor? Enerjimi kimler tüketiyor? Kendinizi güvenli ve güvende hissetmenizi sağlayacak destekleyici, içten insanlarla birlikte olun. Bunun yanı sıra enerjimizi yiyip bitiren enerji vampirlerinin kimler olduğunu da saptayın.

Enerji vampirleri olumsuz enerji yayarlar ve bu sizi tüketir. Bir iş arkadaşınız erkek arkadaşından nasıl ayrıldığını yana yakıla anlatır. Sözleri bittiğinde o kendini daha iyi hissetmektedir ama sizin bütün keyfiniz kaçmıştır. Bu tür insanlar enerji düzeyinde sizi kuruturlar.

Vampir Türleri

Vampirlerin pek çok türü vardır, bunlara karşı dikkatli olmanız gerekir. Acıklı öyküleriyle ruhunuzu yoran Dram Kraliçeleri; sürekli bir şeylerden şikâyet eden Ağlayan Kardeşler, eleştirileriyle sizi çileden çıkaran Suçlayıcılar ve duygularınıza saygı göstermeyip sizi kasten üzen Damardan Girenler gibi. Bunların yöntemlerine karşı uyanık olun ve sizi tüketmelerine izin vermeyin.

Vampirlerle Nasıl Başa Çıkılır

1-Yaşamınızdaki enerji veren ve enerji tüketen insanların bir listesini yapın;

2-Kesin sınırlar koyun; Bir vampirin sızlanmalarını dinlemek için harcadığınız zamanı sınırlayın.

3-Meditasyon yapın; Meditasyon sizi özünüze bağlayan bir yaşam hattıdır. Zihninizi rahatlatır, böylece özünüzle yeniden uyum sağlayabilirsiniz.

 4-Uzaklaşın; Eğer enerjinizin karşı tarafça tüketildiğini hissederseniz kendinize bu öldürücü konuşmadan uzaklaşmak için izin verin.

5-Çevrenizde bir enerji kalkanı oluşturun; Vampirlerle birlikte olduğunuz ve uzaklaşma olanağı bulamadığınız zamanlarda çevrenizi beyaz ışıktan oluşan koruyucu bir kalkanın sardığını hayal edin.

Kas 10, 2008 - Genel    No Comments

İnisiyatif Kullanın! Ölmezsiniz!

Türk Dil Kurumu bu kelime için şu tanımlamaları getiriyor;


1 .     Öncecilik, üstünlük.
2 .     Karar verme yetkisi.
3 .     Gerekli kararları almayı bilen kişinin niteliği.

Lütfen inisiyatif almaktan çekinmeyiniz. Bazen taşın altına elinizi sokmanız gerekir, kimi zaman karar verici olmanız. Bundan çekinmeyiniz. 
Her işini birilerine soran tiplere artık gıcık oluyorum. Yani salatayı yaparken, bi zahmet içine atacağın lanet olası maydanozu da bir başkasına sorma be insanoğlu! Bir toplantıya gitmeden evvel ille de senden istenenleri mi yapmalısın? Aklına başka şeyler gelmez mi? Bu da benden olsun diye bir fikir senin diline, aklına düşmez mi? İki kazaktan birini seçmek için birini aramak zorunda kalmamalısın artık! Hata yaparım endişesi ise seni bu konuda bu kadar pasif yapan, hayat bu, cesur olmayı da öğrenmelisin! Hatta bakarsın bu inisiyatif kullanma işi hoşuna gider ve içindeki lideri ortaya çıkarıverir. Kimbilir?
Kas 5, 2008 - Genel    No Comments

McCain Nerede Hata Yaptı?


1) Sarah Palin

2) Bush algısı üzerinde durmak
3) Rakibi küçümsemek
4) Global kriz
5) Tutkusu eksik bir seçim kampanyası yürütmek
Kimbilir hiç biri değildir. İçinde kazanmanın da kaybetmeninde doğal olduğu bir oyunda, birazcık şanssızdı belki.
Kas 3, 2008 - Genel    No Comments

Her Çağın Kendi Kahramanı Vardır

Teknoloji fütüristi ve trend analisti (Birgün böyle afilli bir ünvanım olur mu acaba?:)) Nils Müller web tabanlı dünyanın geleceğine dair öngörüler ve projeksiyonlar geliştiren süper adamlardan biri. Fikirlerini kendine saklamayan Müller, 06 Kasım’da Mövenpick Otel’de tüm pazarlama sektörünü bir araya getirecek. İçerikler Ağı’ndan Düşünceler Ağı’na geçiş yaptığımızı söyleyen ve biz daha web 2.0′ı özümsemeden,o, web 4.0′ı anlatacak. İşte basiret! Gidip dinleyeceğim ve burdan size de yazacağım.

İnteraktif Pazarlama Zirvesi’nin bu yıl 3.sü düzenleniyor. İP’da üç önemli konu uzmanlarca anlatılacak, örneklenecek. 

- Mobil Pazarlama
- SEM (Search Engine Marketing) Online Pazarlamanın Bugünü ve Yarını, Google Adsense ile Gelir Yaratın gibi konular işlenecek.
- Display (İnternet Şirketlerine Bi’şeyler Oluyor, İnternet Yayıncılığı ve İçerik gibi konular)

Zirve’de Sosyal Network’ler, IPTV gib konularda olacakmış ama ben en çok netteki aç-kapaları dinleyebileceğimiz yetkili birilerinin konuşmacı olmalarına memnun oldum. Türk Telekominikasyon Kurumu İnternet Dairesi Başkanı Osman Nihat Şen’e iletmemi istediğiniz sorular varsa zevkle sorarım:)

Ayrıca GIA (Grand Interactive Awards) ödüllerinin de sahiplerini bulacağı zirveden, ses kaydı alacağım ve podcast olarak buradan yayınlayacağım. Şimdilik benim cenahtan bu kadar. Telakiy bir dahaki yazıda görüşünceye dek, hoş kalın aziz kariler.