Archive from Ekim, 2008
Eki 29, 2008 - Genel    No Comments

Blogger Erişim Yasağı Kalktı


Nihayet Blogger’a erişim yasağı kalktı. Ancak bu konuda adam gibi bir açıklama gelmemesini ve aç-kapa komedilerini kınamayı sürdürüyorum. 

Cumhuriyetimizin 85.yılında hala çözümü yasaklarda, yasaklamalarda bulanların en kısa zamanda aydınlığa ulaşması ümidiyle…
Eki 27, 2008 - Genel    No Comments

Blogger.com’a Erişim Yasağı

Kınasakta boş. 5 yıl sonra utanacaksınız!

Bu kez erişim yasağından nasibini blogger.com aldı. Blogspot uzantısı ile ülkemizde de binlerce kişinin blog tutmak için kullandığı bu platform,şimdi de DIGITURK’ün azizliğine uğradı. Pireye kızıp yorgan yakmak deyimi için ilkokul kitaplarına iyi hikayeler toplanıyor.

Bir blogger.com kullanıcısı olduğumdan, bu erişim engellemelere çok kızdığımdan, Digitürk’e bu durumu yakıştıramadığımdan ötürü şunu öneriyorum;

-Digitürk’un genel müdürüne şu mail adresinden ulaşıyor(ertan.ozerdem@digiturk.com.tr)ve yaptıklarının trafik canavarlığı ile eşdeğer olduğunu vurguluyor, bindikleri dalı kesmemeleri konusunda elimizden gelen en güzel mesajları bırakıyoruz.

Maksadımız bağcı dövmek değil. Sadece ortada ciddi bir PR ve pazarlama hatası var. Bizler bunun düzeltilmesini istiyoruz. Digitürk eğer bu hatayı düzeltmekle ilgili adımlar atarsa kaybetme kuşağında kazananlardan olabilir!

Hadi arkadaşlar klavyelerinize dokunup, Digitürk’ü uyandırın!!!!

(Görüntelemek istediğiniz bloglar ve yorum bırakmak için www.gizlen.net adresini kullanabilirsiniz.)

Eki 24, 2008 - Genel    No Comments

Televidyon’da "Blogu Olmayana Kız Vermeyiz!" Var


Televizyonda izleyecek program bulamıyorsanız ama televizyon izlemek istiyorsanız, biraz yetenekli ve üretkenseniz acaba kendi televizyonunuzu kurabilir misiniz? Anlaşılan buradan hareketle Serdar Kuzuloğlu televidyon.com’u kurmuş. Seviyeli, güncel, hoş bir e-TV.  Mottosu şöyle; 

Bir grup kafası bozuk insan televizyonda görmek istediklerini bulamaz, nöronlarına yıldırım düşer ve olaylar gelişir. Böyle bukle bukle, kıpır kıpır…”

Webrazzi’den tanıdığımız Arda Kutsal, Pilli’den tanıdığımız Aylin Yalçınkaya gibi isimlerin programları var. İstifade edilecek iyi bir çalışma. Emeği geçenlerin eline, fikrine sağlık. 

Aslında “Blogu Olmayana Kız Vermeyiz” programını burdan vermek isterdim ama başaramadım. Yukarıdaki linkten izlersiniz artık:)

Eki 24, 2008 - Genel    No Comments

Mikroskopla Çekilen Fotoğraflar Yarıştı

Nikon’un 1974 yılından bu yana desteklediği ışık mikroskobu fotoğrafçılığı yarışması ‘Nikon Small World’, dünyanın bütün ülkelerinden katılımları kabul ederek bilimsel çeşitliliği de destekliyor. İşte yüzlerce kez büyütülen cisimlerin tabloyu andıran fotoğrafları…

Deniz yosunu (Pleurosigma)


Kelebek kanadındaki pullar

Meyve sineği kanadının ayrılmış hali

Eki 23, 2008 - Genel    No Comments

Avrupa Yakası’nda İkea Rüzgarı

Dün Avrupa Yakası’nı izliyordum. Bir ara Yaprak; evine ucuz, kullanılışlı, şık, demonte mobilyalar almak istediğini söyledi ve ofis arkadaşlarını toplayıp soluğu çok övdüğü mağazada aldı. Mağazanın renkleri mavi ve sarı olunca, bu övülen mağazanın neresi olduğunu anlamak güç olmadı. Dün geceki bölüm İkea’ya adanmıştı dersek yalan olmaz:) Alınan ürünlerin monte sürecinin sıkıntılarını gözümüze soka soka anlatmayı ihmal etmediler ama Ümraniye’deki mağazaya gitmek için Nişantaşı’ndan kalkıp gitmelerine değdiği imajı da eksik edilmedi.

Her neyse Avrupa Yakası’nı da, İkea’yı da severiz. Güzel olmuş:)
Eki 15, 2008 - Genel    No Comments

Ekonomik Krizle İlgili İyi Bir Değerlendirme

Son günlerde okuduğum en güzel küresel ekonomik kriz değerlendirmesi.


Amerikali yatirim uzmani Dr. Marc Faber bu ayki köse yazisini su sekilde bitirmis:

Federal hukumet bize $600 degerinde bir geri odeme yapiyor. Eger bunu Wal-Mart’da harcarsak para Çin’e gidecek. Benzin alirsak ise Araplara. Bir bilgisayar alirsak Hindistan’a. Sebze ve meyve alirsak Meksika, Honduras ve Guatemala’ya gidecek. Düzgün bir araba alirsak Almanya’ya. Gereksiz çerçope yatirsak Tayvan’a gidecek ve bunlarin hiç biri Amerikan ekonomisine fayda saglamayacak. Parayi ukemizde tutmanin tek yolu hayat kadinlarina ve biraya harcamak, çünkü artık ABD’de üretilen tek şey bunlar. Ben üzerime düşeni yapiyorum.”

Eki 13, 2008 - Denedim-Yazdım    No Comments

Paşabahçe’de Rahat Rahat Dolaşın!

Paşabahçe’nin Taksim’deki şubesine gittim geçen hafta. Yanımda ofis yöneticim vardı. Ofis için bir eşya alacaktık. Camın güzelliği içinde kendimizi kaybetmiştik. Ahh şu daha güzel, bak burda ne var, cümleleri ile mağazayı dolaşırken bir şangır şungur sesi ile irkildim. Sola döndüğümde yöneticimin kubbe şeklindeki kapağı ile çok beğendiği şekerliği düşürüp kırdığını gördüm. Ucuz bir ürün değildi. Neyse dedik; kırdık, öderiz.

Bir bayan görevli geldi elinde süpürge ile. Gülümseyerek yerdeki kırıkları topladı ve gitti. Biz bir şekerlik alarak kasaya yöneldik. Kırdığımız şekerliğin parasını ödemek istedik ama ödemeyeceğimizi, sadece satın aldığımız ürünün parasını ödememizin yeterli olacağını belirtti kasiyer.
Bu davranış öyle hoşuma gitti ki, Paşabahçe’ye kocaman bir aferin vermek istedim:)
Eki 7, 2008 - Genel    No Comments

2500 Dolarlık Tata Nano Hayal Oldu

Aylardır konusu geçen ve birçok insanı heyecanlandıran 2500 dolarlık Tata Nano hayallerimizde kalacağının sinyallerini verdi bile. Zaman Gazetesi’nde şu haberi okuyunca, üzülmedim desem yalan olur:)


Dünyanın en ucuz arabasını üreteceğini açıklayan Hintli otomotiv devi Tata’nın başı protestolarla dertte.Şirket geçtiğimiz günlerde Nano adlı 2 bin 500 dolarlık otomobili üretmek için Singur bölgesinde bir fabrika kuracağını açıklayınca yöredeki çiftçilerin tepkisini çekmişti. Tarım arazilerinin zarar göreceğini öne süren çiftçilerin eylemi Tata’ya geri adım attırdı. Firma, fabrika inşaatından vazgeçmişti. Tata şimdi de yatırımdan vazgeçtiği için protestoların hedefi oldu. Hindistan’da sokaklara çıkan binlerce gösterici, dünyanın en ucuz otomobilinin Singur’da üretilmesini isteyen sloganlar attı. Yüzde 90′ı tamamlanan fabrika şantiyesinin yakınında çayhane işleten Kamu Maji isimli Hintli, durdurulan projenin ekonomik patlama yapacağını söyleyerek, “Satışlarımız üçe katlanmıştı.” diye konuşmuştu. Tata Grubu’nun Başkanı Ratan Tata ise Kalküta’da düzenlediği basın toplantısında, “Bombalar atılırken, işçiler sindirilirken, bir fabrikayı polis korumasında çalıştıramazsınız.” demişti.”