Archive from Ağustos, 2008
Ağu 31, 2008 - Genel    No Comments

Ramazan’da Pazarlama

Güzel aydır Ramazan. Arınma ayıdır. Başkalaşım ayıdır. Dayanışma ayıdır. Ama pazarlama ve reklam ayı değildir. İyilik yapma, yapılan iyiliği başa kakmama, saklama, reklam etmeme ayıdır. Sağlık ayıdır. Sahur, iftar , teravih, fitre ve şükür ayıdır. Günlük alışkanlıkları yapamamak dolayısı ile sinirli olmak, stresli olmak, gergin olmak ve etrafı germek ayı değildir. Bu ayın sembolü olan oruca, oruçluya hürmet ayıdır. Kendi gibi düşünmeyene, kendi gibi yaşamayana ve yaşayamayana saygı ayıdır. İnanan, inanmayan herkese rahmet ayıdır. İftara yahut bayrama oruç tutma ayı değildir. Sadece yemekten, içmekten, cinsellikten belli saatler bıyunca uzak durma ayı değildir. Dile, kulağa, ele, ayağa sahip olma ayıdır. Herşeyin Bir Şey olduğu ve o Bir Şey’le iftihar ettiği aydır.

Firmaların, klasiği bozamadığı imsakileri dağıtma, bayram tebriği gönderme, personele afilli bir mekanda -zoraki- iftar verme ayı değildir. Oruçlu insanları canından bezdiren reklamların ayı da değildir. “Aman firmada Ramazan havası estirmeyin irticacı sanarlar” komedisi de değildir. “Abi bu ürün tam Ramazanlık. İki de reklam döşedik mi köşeyi döndük.” zırvalarına pabuç bırakmayan aydır.

İslamı benimseyen toplumlarda, yılın bir ayının, belirlenmiş ölçülerde ibadetle geçirilmesidir. İnsanlar arasında dayanışma artsın, şeytana uydum demeler kalmasın diye şeytanların zincire vurulduğu aydır.

Ramazan benim buradan yazamayacağım kadar derin, güzel, sade, bereketli bir aydır. Bana, size, ülkemize, dünyaya bu güzelliği yaymasını umduğum aydır.
Ağu 24, 2008 - Genel    No Comments

Ne Yüzyıl Ama!

Yüzyılımızdan bahsederken öyle gururlu ağzımızı ve gönlümüzü doldurarak konuşuyoruz ki, geçmiş yüzyıllar ve yaşayanları karşımızdaymışta nazire yapıyormuşuz sanılır. Ee kolay mı, bilişim çağındayız. Ortaçağ değil, yakın çağ değil. Boru mu bu 21.yüzyıldayız biz! Tey tey teyyy!

Ya yüzyıla bakar mısınız Allah aşkına?! Hala sivrisinekler bizi muma çeviriyor. “Haksızlık etme Arzucum, bak Sinkov neyim var artık” demeyin boşuna. Zaten Afrikalıların yüzyıllardır kullandığı bir yöntemi allayıp pullamaktan ibaret bir çözüm; ilaç püskürterek derinize, sivrisineklerden korunma ürünleri.

Tamam, kabul. Bu sinekler doğası gereği bizim kanımızı emecekler. Besbelli önüne geçemiyoruz. Bizi ısırıp gitmeleri, kanımızı emmeleri değil sorun. Asıl dert bundan sonrası. Isırılan yerin deli gibi kaşınması, kaşıdıkça şişmesi. Bir Allah’ın kulu da çıkıp, “Bırakın sinekler ısırsın sizi. Biz ısırılan yerin sizi rahatsız etmemesini sağlayacak bir ürün çıkardık. 21.yüzyıl insanına hizmetimiz olsun!” demiyor. Onca ilaç şirketi var ama sivrisinek ve benzerlerinin ısırıkları sonrası oluşan kaşıntıların, kızarıklıkların, şişmelerin üstesinden gelecek bir ürün yok. Yok ne yazık ki!

Aslında belki Karakıta’da bunun yüzlerce yıllık çözümleri vardır ama biz burnundan kıl aldırmayan 21.yy insanı olarak bunu kendi yöntemlerimizle çözmenin yollarını buluruz. Buluruz değil mi?
Ağu 20, 2008 - Genel    No Comments

Bu Blog Kendini Kapatmaya da Kapatılmaya da Karşıdır

1 Alman, 1 Fransız ve 1 Türk (Temel) yamyamlara esir düşerler. Nasıl anlaştılar bilinmez ama yamyamlar esirleri öldürmeden önce son dileklerini sorarlar. Fransız şarap ister. Keyifle son yudumunu alır ve derisi yüzülerek kano yapılır. Alman bira ister son dilek hakkını kullanarak. Birasını içer ve kano yapılmak üzere derisi yüzülür. Sıra (ne hikmetse hep son sıra bir Türk’ündür ve o Türk hep Temel’dir.) Temel’e gelir. Son dileği bir çataldır. Yamyamlar şaşırır ama getirirler çatalı. Bizimki çatalı eline alır ve vücuduna saplamaya başlar. Bir yandan da bağırmaktadır:

BENİ KANO YAPAMAYACAKSINIZ!

Son zamanlarda kapatmaların haddi var hesabı yok. Bazı kapatmalara sesimiz çıkıyor, bazılarına kılımız kıpırdamıyor. Oysa fraksiyon yapmadan kapatmanın her türlüsünü reddetmek gerekir ki eylem ateşinin alnımızda yandığına inansın insanlar. Koca koca plazalarda, süper özellikli bilgisayarlar karşısında, bir fincan filtre kahve eşliğinde, anlık bir kızgınlıkla, çizgi altı kampanyalar açmak eylem ateşi değil saman alevidir.

* Siz beni kano yapmadan önce ben kendimi delik deşik edeceğim mantığı cesaret değil korkaklık ihtiva eder.
* Kar topu etkisi bıçak kemiğe dayanmadan görülmez.
* Kartopu etkisi ile kırık cam teorisi birbirine karıştırılmamalıdır.
* Pazar-lama basiretli insanların ilmidir:)

Ağu 16, 2008 - Genel    No Comments

Fıkra Bu ya: Pilot Körmüş

Yolcular ucagin yaninda otobusten inmisler. Bavullarini gosteriyorlar. Bir bakmislar ucak sirketinin minibusu yanlarinda durmus. Icinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler. Yolcular fena halde sasirmislar. Nasil sasirmasinlar. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda uc noktali bant. Yardimci pilotun elinde bir kopek tasmasi. Tasmanin ucunda bir kopek. Saga sola carparak oylece ilerliyorlar ucaga. Gunlerden 1 Nisan degil ama “Saka herhalde” demis yolcular, dolusmuslar ucaga. Ucak pistte hizla ilerlemeye baslamis. Yolcularin gozleri camda. Ucak hizlanmis. Yolcular endiselenmeye baslamislar. Ucak daha hizlanmis. Pistin sonu hizla yaklasmaya baslamis. Ucak iyice hizlanmis. Bazi yolcular paniklemis, dua etmeye baslamislar. Ucak son hiza ulasmis. Bu arada pistin sonuna da ulasmis. 100 metre sonra betonun bitip cimlerin basladigini goren yolcular dehset icinde cigligi basmislar. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar cekmis. Ucak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmis, havalanmis. Kaptan pilot arkasina yaslanmis derin bir nefes almis ve yardimci pilota donmus:

- Biliyor musun? Bir gun ciglik atmakta gececekler ve hep birlikte geberip gidecegiz!..

* Dunyada nice kör yoneticiler var.
** Ciglik atmaktan vazgecmeyin !!!! .

*** TR karakter kullanamadigim icin kusura bakmayin.

Ağu 6, 2008 - Genel    No Comments

Melih Yalçıneli Bir Beyin Avcısı mı?

İşinin ehli, dahi sarrafı, fizik öğretmeni, eğitmen, danışman, motivatör; Melih Yalçıneli. Onun adını ilk olarak uluslararası bilim olimpiyatlarında duyduk. Anadolu çocuklarındaki cevheri keşfedip, ince ince işleyen bir bilim aşığı. Basireti engin.

Powered by Podbean.com

http://www.yalcineli.com/ sitesinde yaptığı işlere bakınca yaşı epeyce sanılabilir. Oysa o azı çok yaşamış, aza çok şey sığdırmış biri. 27 yaşındayken yetiştirdiği talebeler şimdi dünyanın seçkin okullarında bilime hizmet ediyorlar. Melih Yalçıneli bir beyin avcısı mı? Elbette.

Hep o keşfetti dahileri. Şimdi sıra bizde. O’nu keşfetme vakti.

Not: Konuşurken sürekli Melih Yalçınel demişim. Doğrusu Melih Yalçıneli olacaktır.

Ağu 6, 2008 - Genel    No Comments

Aldığınız Eğitimler Sizi Eğitmiyor mu?

Son yıllarda artan eğitim alma, eğitim verme furyası sanırım en karışık ve monoton günlerini yaşıyor. Eğitim ve danışmanlık veren firmaların çokluğu dahası hepsinin birbirinin kopyası gibi durması bunu gösterir nitelikte. İki kelimeyi bir araya getiremeyen insanların eğitimci olduğunu söylemeye cüret ettiği ve eğitim-danışmanlık hizmeti verdiği bir zamandayız.

Şirketlerin her şeyi bildiğini sandığı, eğitim ve danışmanlık hizmetlerine burun kıvırdığı günleri mazi yapmak yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu kuşkusuz çok güzel bir şey. Kurumsal ya da bireysel eğitimler sonunda beklentimiz; personelin ya da bireyin daha nitelikli ,daha verimli olmasının sağlanmasıdır. Bu da ancak çok iyi ve devamlı eğitimlerle sağlanabilir.

Çok iyi eğitimler kişiyi harekete geçiren, davranış değişikliğine zorlayan eğitimlerdir. Yerli yersiz alınan “Zaman Yönetimi” eğitimlerinin sonuçsuz kaldığını öyle çok gördüm ki. Bizim ülkemizde işe yaramayan eğitimlerden biri olduğu apaçık. Ama ısrarla hem bireyler hem de kurumlar bu eğitimi alırlar.

Birçok kurumun artık eğitime doyduklarını, farklı eğitimler aradıklarını da az duymadım. Sanki aldıkları tüm eğitimler yerini bulmuşta yeni ve sıradışı eğitimlere sıra gelmiş gibi. Firmaların bünyesindeki eğitim sorumlularına düşen yükün ağırlığından bahsediyorum. Özellikle belediyeler, STK’lar, dernekler, vakıflar, okullar, kamu kurumları eğitim alma noktasında daha dikkatli olmalı.

Şimdiye dek aldığım eğitimlerin hemen hemen hepsini hayatımda uygulamaya çalıştım. Eğitimcilerimle hala görüşürüm. O eğitimcilerin kimler olduklarını buradan fırsat buldukça anlatacağım. Aslında bu bir vazife. Kaliteli eğitimcileri ön plana çıkarmazsak, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin çivisi çıkacak gibi.

Ağu 3, 2008 - Genel    No Comments

Girişim Günleri İstanbul 2008

Internette birkaç gün evvel girişimcilikle ilgili bir araştırma yaparken keşfettiğim sitede, güzel bir organizasyon olduğunu gördüm. Siteyi ve organizasyonu inceleyin bakalım. İlginizi çeken -ki girişimci iseniz mutlaka çekecektir.- bir etkinlik ise müdahil olacağınızdan kuşkum yok.

“Girişim Günleri – İstanbul 2008
Amerika Birleşik Devletleri´nde 2007 yıllında başlatılan ve internet tutkunlarının geliştirdikleri dünyanın ilk ticari fikir platformu olarak tanınan, bu güne kadar sadece ABD, Almanya ve İsrail´de organize edilen startupweekend isimli etkinlik, 30-31. Agustos 2008 tarihleri arasında İstanbul´da „Girişim Günleri İstanbul 2008” adıyla organize ediliyor.

Fikirlerinizi Gerçekleştirin
İstanbul´da yapılacak olan etkinlinkte Türkiye´deki internet tutkunlarına ticari fikirlerini tanıtma ve gerçerkleştirme fırsatı verilecektir. Haftasonu boyunca devam edecek etkinlik süresince katılımcılara ticari fikirlerini sunmaları için 3 er dakikalık süre verilecektir. Her katılımcı üç dakika içerisinde sunumunu yapacağı fikre diğer katılımcıları ikna etmeye çalışacaktır. Fikirler sunulurken hedef kitle ve ticari fikrin dayanağı özellikle belirtilmelidir.

Şirketinizi Beraber Kurun
Yapılan sunumların ardından katılımcılardan en fazla oyu alan ticari fikir, üzerinde çalışılmak üzere seçilecektir. Seçilen ticari fikrin şirket haline dönüştürülebilmesi için hafta sonu boyunca gerekli bütün hazırlıkların yapılmasının ardından aynı gün etkinlik sonunda tüm katılımcıların ortaklığıyla şirket haline dönüştürülecektir. Etkinliğe katılanlar çok ortaklı bir limited şirketin ortağı olarak etkinlikten ayrılacaklardır.

Ağu 1, 2008 - Genel    No Comments

İki Yazıma Gelen Yorumlar

Yorum-1) Dün yazdığım KEY Ödemeleri yazıma aşağıdaki cevap geldi. Gönderici kısmında bir kişi adı yazmadığı için spam sandım önce ama okuyunca spam olmadığına kani oldum. Bu arada söylenen adrese girdim. Sorun halledilmişe benziyor. Doğrusu alkışlıyorum. bu ivediliğe biz alışkın değiliz:)

“KEY ödemeleriyle ilgili açılan sitemizde meydana gelen aşırı yoğunluk sebebiyle meydana gelen kilitlenme dolayısı ile vatandaşlarımızdan gelen şikayetler doğrultusunda hazırlamış olduğumuz program sayesinde KEY ödemeniz ile ilgili bilgilere anında ulaşabilirsiniz.Ayrıca bu program sayesinde ACİLİYET BAŞVURUSUNDA bulunan vatandaşlarımıza yapılacak olan ödemeler (kısıtlı kontenjan) daha yakın bir tarihe alınacaktır. Sitemize bağlanmak için HTTP://WWW.KEYODEMELERl.COM/

Yorum-2) Bir süre önce Seda Sayan Marketing başlıklı yazım ve okur yorumları birilerinin gözünden kaçmamışa benziyor. Yorum sahibi “İsimsiz” olmayı seçmeseydi daha bir güzel olurdu ya, olsun. En azından net ortamında gerekli çalışma ve araştırmaların yapıldığını görüyoruz. Bunlar da ilerlemedir değil mi?

“Seda Sayan Marketing için yapmış olduğunuz yorumlarınıza teşekkür ederiz. Elbet bazı hatalar, olabilir ama en kısa sürede hepsi düzelecek ve marketing kültüründe olmayan kalitede profesyonel bir anlayış ve yapı ile hizmete devam edecektir. “