Pazartesi, Temmuz 07, 2008

Bir Kız Niye Pazarlama Yazar ki?

Seth Godin'e ve Amerikan Rüyama...



Bu yazıda iki önemli soruya cevap arayacağız. Eğer sorularımıza tatmin edici cevaplar alırsak, blogun yeni yaşını kutlayacağız:)

Soru-1) Blog yazarı neden onca meslek varken pazarlamacı olmayı seçmiştir?

Soru-2) Blog yazarı, blogosferde onca konu varken neden pazarlama üzerine yazmayı tercih etmiştir?

İlk sorunun cevabını daha önce buradan okumuştunuz. Hatırlatma adına bir paragrafını alıp, yazının devamı için link vereceğim.

Cevap-1) Üst kattaki komşunun "Aman evladım kapıyı kapat! Yoksa pazarlamacılar girer." lafına gıcık olduğum için pazarlamacı oldum. Muhasebeden nefret ettiğim, iktisadı farazi bulduğum, hukuk derslerinden sıkıldığım için pazarlamacı oldum. Benden başka bir şey olmayacağı için pazarlamacı oldum. Popüler olmak için pazarlamacı oldum. Eve ve sosyal yaşantıma taşıyacağım bir işim olmasını arzu ettiğim için pazarlamacı oldum.
Kotler'i ve Godin'i kıskandığım için pazarlamacı oldum. Memleketime yatırım yapabilmek için pazarlamacı oldum. Dışında bırakıldığım kapılardan girebilmek için pazarlamacı oldum. İstanbul'u dünya başkenti, Türkiye'yi dünya incisi yapmak için pazarlamacı oldum. Pazarlamayı sevin diye pazarlamacı oldum. Devamı burda.

Cevap-2) İkinci soru için birkaç cevabım var sanırım:)

a) Marketing Türkiye Dergisi'ne demişim ki; "Molaverrahatla temasıyla yazmaya başladığım blogumun çıkış nedeni; pazarlama üzerine çalışırken, aslında bu kavramı bir oyun gibi algılayıp, bulmaca çözer gibi, bütün şirkete ve insanlara mal etmekti. Malum bulmaca çözerken, mutlaka birileri gelir ve eşlik eder. O sinerji ile bulmaca biter. Blogum pazarlama dünyasına bir oyun pardon pazar-lamacayı armağan etti:)"

b) Kendi blogumda diyorum ki; "Hayatta değiştirmek istediğim 3 şey var. Bununçün pazar-lama öğreniyorum. Siz de bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız tavsiyedir. vs.."

c) Blog Ödülleri tanıtım yazısında, "Pazar-lama basiretli insanların ilmidir, diyerek her işin bir kolayı vardır yanına öykünerek, gün içinde ufak pazarlama molaları vermek ve pazarlamayı sevdirmek için açılmış bir blogdur." demişim.

d) Blogum 4. yaşından gün alırken de diyorum ki; "Ben yay burcuyum. Bir kapıdan geçmek istiyorsam, beni o kapıdan geçirmek istememeniz bir şey ifade etmez! Bu yüzden bana, pazarlama konusunda köşebaşları tutulmuş demeyin!"

Yeterli ise ben pastayı üflemeye gideyim:)
Not: Bloguma ve hayatıma şans getirmesi teması ile yukarıdaki şirin afişi çalışan F.Zehra Arslan'a teşekkürlerimle...

13 yorum:

fatma dedi ki...

Sevgili Arzu;

Blog'unun yeni yaşını kutlar, daha nice pazarlamalı günler dilerim. Her zaman zevkle okuduğum, reklam ve tasarım konularında ilham aldığım bloguna afiş çalışmak da inan çok zevkliydi. Dört yapraklı yoncanla nice nice uğurlu yıllara yürümeni temenni ederim... İyi ki varsın, iyi ki bu kadar iyi bir pazarlamacısın, iyi ki bu kadar muhteşem bir dostsun...
F.Zehra

Ali Saglam dedi ki...

Blogunun kırkıncı yılını da kullamak istiyoruz :) Hatta onun icin ozel bir tasarim bile yapabiliriz.

Nice bol yazili gunlere...

elifce dedi ki...

F. Zehra'dan kopya çekebilir miyimdir Müdürüm :) "İyi ki varsın, iyi ki bu kadar iyi bir pazarlamacısın, iyi ki bu kadar muhteşem bir dostsun..." Ayrıca böyle şirin bir afiş ortaya çıkmasına vesile olduğu için de pazar-lamaca.com'un 4. yaşını tekrar be tekrar kutlarız. Nice senelere, hayırla... ve bereketle!

11 dedi ki...

anam o kadar oldu mu... vuuu.. dün gibi.

hg dedi ki...

Nice yıllara...

Nihal dedi ki...

Tebrikler...Nice 4444 senelere...

iddaa dedi ki...

Umarım başarılı çalışmalarınız devam eder.Bende blogunuzun sürekli okuruyum.

Mine Yaman dedi ki...

Arzucum,

4 yıl mı olmuş blogu yazalı, dolu dolu..Vay bee :)

Nice güzel yıllara pazar-lamaca :)

Sevgiler,

Lyn dedi ki...

nice yıllara (:

Hrn dedi ki...

Niice senelere Arzu abla...

TEAkolik dedi ki...

BU doğum günü biraz fazla sürdü heralde Arzu Hanım seneye kadar yeni bir yazı gelmeyecek ?

ilerlemeyentakvim dedi ki...

41 kere maaşallah:))

Arzu dedi ki...

Hepinize çok teşekkür ederim.

Kitap

Outliers (Çizginin Dışındakiler)

Başarılı insanların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’ta Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihlerine... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici. Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını, tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sosyal sınıflar açılarından açıklanıyor. Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin —yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin— hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor. Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti. Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.

Görünmeyen Ekonomi

Amerika’nın en parlak genç ekonomisti Steven D. Levitt’in sıra dışı yaklaşımıyla ekonomi bilimine getirdiği yeni boyut, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, insan kılığında birer hesap makinesi olan bildik ekonomicilerden farklı Levitt’in yaşama yönelttiği ilginç soruları, ateşli merakı, doğru sezgileri ve rakamların saf gücüyle dünyanın gerçekte nasıl işlediği konusuna açıklık getiriyor. Steven D. Levitt’in The New York Times’ın ünlü gazeteci – yazar Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı, farklı konseptiyle, sade, sürükleyici anlatımıyla “Görünmeyen Ekonomi”, gündelik hayat meseleleri ve muammalarıyla ilgili her sorunuza yanıt bulabileceğiniz bir kitap olabilir.

Konu Başlık

Prof. Dr Şule Özmen'in bu kitabı, ağlarla birbirine bağlanan bilgisayar ve mobil iletişim araçlarının yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan en önemli sonuçlarını, yeni ticaret yollarını ele alıyor. Bu ticaret yolları tüm dünyada, geleneksel iş modellerinin ve türüne odaklı yapılanmaların dışında bir gelişme göstermektedir. Yeni bir ticaret yolu olarak ortaya çıkan elektronik ticaret işletmelerin ve insanların yaşamına hızla girdi ve giderek artan bir oranda kabul gördü, tercih edildi. Ancak bu yolu seçenlerin bir bölümü başarılı olurken, bazısı başarısız oldu. Ne var ki, bilgi çağında kaçınılmaz bir seçenek haline gelen elektronik ticaret için araçları iyi kullanmak, hedeflenen amaçlara en kısa, verimli ve etkin biçimde erişmek için de sağlam bir alt yapıya sahip olmak gerekmektedir. Prof. Dr. Şule Özmen kitabında, bu alt yapının oluşturulması bağlamında, E-Ticaret'teki tüm gelişmeleri, E-İş modellerini, E-İşletme stratejilerini, müşteri ilişkilerinden pazarlamaya, veri ambarından veri madenciliğine, E-Ticaret'teki sistemlerden, E-İşletmelerdeki güvenliğe kadar E-Ticaretin tüm konularını inceliyor. (Tanıtım Yazısından)