Archive from Temmuz, 2008
Tem 31, 2008 - Genel    No Comments

Key Ödemeleri

Konut Edindirme Yardımını’nın kısa söylenişi olan KEY, yaklaşık 8,5 milyon insanın konut sahibi olabilmesi için gelirlerinden kesilen bedelin geri ödenmesi anlamını taşıyor. Güzel bir şey. Birden bire belki haberiniz bile olmadan yapılmış olan bu kesintileri toplu olarak alabileceksiniz. Ama gelin görün ki, KEY ödemenizin bulunup bulunmadığını öğrenebileceğiniz tüm siteler ya çökmüş, ya sadece reklama çalışıyor. Bir yakınım için bu araştırmayı yaparken inanın bilgisayar başında çıldırdım. Neyse deyip ertesi gün yine şansımı denedim ve sadece kimlik numaranız ile şu adresten KEY sorgulaması yapabileceğinizi buldum.

KEY hesabınızı sorgulamak için.

Madem milyonlarca insanın yükleneceğini biliyorsunuz bu sitelere, niye ona uygun altyapınız olmadan basına bu açıklamaları yapıyorsunuz anlamıyorum ki!

Tem 31, 2008 - Genel    No Comments

Cember.net ve Last Fm Değişti

Temmuz ayı birçok açıdan oldukça hareketli geçti. Ülkemiz için milat denebilecek bir ay olduğu için bundan sonra sadece sıcak bir ay olarak hatırlanmayacağa benzer.

Bu hareketliliğe kısa bir süre önce Alman Xing şirketine satılmış olan Cember.net’te katıldı. İş ağı sitesi olarak adını duyuran Cember.net, 3 yıl önce Çağlar ve Nihan Çolak Erol çifti tarafından kurulmuştu. Çağlar Erol’un ineternet camiasını iyi takibi ve profesyonel çalışması 3 yılda yaklaşık 300.000 üye ile Xing’in de dikkatini çekti. Öyle ki bu alanda adeta tekel olmaya niyetli Xing 4.36 milyon euroyu Çember için gözden çıkardı ve bizler de net üzerinden ticaretin yeni boyutlarına şahitlik ettik.

Bu satış 300.000 dolayındaki üyeye tedirginlik yaşatılmadan güzel güzel anlatıldı. Teknik birkaç sorun dışında üyeler yepyeni ve işlevsel yeni yüzü ile uluslarlarası bir iş ağının içinde buldu kendini. Çağlar ve Nihan Erol takdirlik iş yaptılar. Takdir ediyorum bende:)

Temmuz ayı Last Fm içinde bir değişiklik ayı oldu. Arayüzünü üyelerinin haberi olmadan çat diye değiştiren Last Fm, benimde dahil olduğum birçok kullanıcısının canını sıktı. Değişimi ve müziği seven bir kitlesi olan Last Fm’in, bu ani ve sevimsiz değişikliği bir anda kullaıcılarını değişime direnen insanlar sıfatını verdi. Keşke bu değişime önceden kullanıcıları hazırlasa ve gerçekten öncekini aratmayacak bir değişimi sunmuş olsaydı. Her ne kadar değişimin hala sürdüğü, daha iyi şeyler olacağı söylensede Last Fm kullanıcıların sitem ve dedikodularından nasibini almayı başardı.

Tem 7, 2008 - Genel    1 Comment

Bir Kız Niye Pazarlama Yazar ki?

Seth Godin’e ve Amerikan Rüyama…

Bu yazıda iki önemli soruya cevap arayacağız. Eğer sorularımıza tatmin edici cevaplar alırsak, blogun yeni yaşını kutlayacağız:)

Soru-1) Blog yazarı neden onca meslek varken pazarlamacı olmayı seçmiştir?

Soru-2) Blog yazarı, blogosferde onca konu varken neden pazarlama üzerine yazmayı tercih etmiştir?

İlk sorunun cevabını daha önce buradan okumuştunuz. Hatırlatma adına bir paragrafını alıp, yazının devamı için link vereceğim.

Cevap-1) Üst kattaki komşunun “Aman evladım kapıyı kapat! Yoksa pazarlamacılar girer.” lafına gıcık olduğum için pazarlamacı oldum. Muhasebeden nefret ettiğim, iktisadı farazi bulduğum, hukuk derslerinden sıkıldığım için pazarlamacı oldum. Benden başka bir şey olmayacağı için pazarlamacı oldum. Popüler olmak için pazarlamacı oldum. Eve ve sosyal yaşantıma taşıyacağım bir işim olmasını arzu ettiğim için pazarlamacı oldum.

Kotler’i ve Godin’i kıskandığım için pazarlamacı oldum. Memleketime yatırım yapabilmek için pazarlamacı oldum. Dışında bırakıldığım kapılardan girebilmek için pazarlamacı oldum. İstanbul’u dünya başkenti, Türkiye’yi dünya incisi yapmak için pazarlamacı oldum. Pazarlamayı sevin diye pazarlamacı oldum. Devamı burda.

Cevap-2) İkinci soru için birkaç cevabım var sanırım:)

a) Marketing Türkiye Dergisi’ne demişim ki; “Molaverrahatla temasıyla yazmaya başladığım blogumun çıkış nedeni; pazarlama üzerine çalışırken, aslında bu kavramı bir oyun gibi algılayıp, bulmaca çözer gibi, bütün şirkete ve insanlara mal etmekti. Malum bulmaca çözerken, mutlaka birileri gelir ve eşlik eder. O sinerji ile bulmaca biter. Blogum pazarlama dünyasına bir oyun pardon pazar-lamacayı armağan etti:)”

b) Kendi blogumda diyorum ki; “Hayatta değiştirmek istediğim 3 şey var. Bununçün pazar-lama öğreniyorum. Siz de bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız tavsiyedir. vs..”

c) Blog Ödülleri tanıtım yazısında, “Pazar-lama basiretli insanların ilmidir, diyerek her işin bir kolayı vardır yanına öykünerek, gün içinde ufak pazarlama molaları vermek ve pazarlamayı sevdirmek için açılmış bir blogdur.” demişim.

d) Blogum 4. yaşından gün alırken de diyorum ki; “Ben yay burcuyum. Bir kapıdan geçmek istiyorsam, beni o kapıdan geçirmek istememeniz bir şey ifade etmez! Bu yüzden bana, pazarlama konusunda köşebaşları tutulmuş demeyin!”

Yeterli ise ben pastayı üflemeye gideyim:)

Not: Bloguma ve hayatıma şans getirmesi teması ile yukarıdaki şirin afişi çalışan F.Zehra Arslan’a teşekkürlerimle…
Tem 6, 2008 - Genel    1 Comment

Satış ve Satış Sonrası Destekte Crazypisi olmak!

Cep telefonumun başına gelenlerden bir alttaki yazım nedeni ile aşinasınız. Gelen güzel önerilerden birini değerlendirerek, gittigidiyor.com’a göz gezdirdim. 3 telefon aklımı çeldi. Birini pahalı diye eledim. Birini satıcı Adana’da diye eledim. Geriye kalan ürünü alıp almamakta kararsızdım. Onlineda çok alışveriş yapıyorum ama gittigidiyor.com’dan hiç alışveriş yapmamıştım. Satıcı güvenilir mi, ürün sağlam mı, ya beğemezsem, ya bir şey olursa korkularımı sistemin Sıfır Risk uygulamasına dayanarak bir tarafa bıraktım ve ürünü aldım. Az kullanılmış bir Blackberry. Fiyat oldukça cazip. Buraya kadar olan kısmın başlıkla bir ilgisi yok:)

Birçok rakibin fink attığı serbest piyasamızda satış ne kadar zor ise, satış sonrası da o kadar zordur. Müşteriye ulaşmak, ürünü satmak nasıl zordur en iyi satıcılar bilir. Satış sonrası destek dendiğinde ise pazarlamacılar.


HP ürünlerini satmak zor mudur? Değildir. Neden? Marka bilinirliği, güvenirliği, ürün gamı genişliği ve daha birçok unsur sayılabilir. Son zamanlarda işi HP teknik servisine düşen oldu mu? Ya da işi düşen yakını? Düştü ise HP hakkındaki düşünceleri? Ben 1 yazıcı, 1 laptop ve 1 fotoğraf makinası nedeni ile servise köpüren 3 dostumu biliyorum ki, HP’nin de bildiğinden eminim. Çünkü ortalığı ayağa kaldırararak sorunlarının giderilmesini sağlamışlardı:)

Dell’i nasıl bilirsiniz? İyi bilirsiniz, iyi. Ama Türkiye’de niyeyse çok iyi bilinmiyor Dell. Nedeni satış sonrası teknik destek olabilir mi acaba?

Her neyse uzatmayayım ve dahası maksadımı aşmayayım. Çünkü burada derdim markalara “Tiiiih Allah cezanızı versin!” demek değil. “Bir marka kulvarında dünyanın en iyisi bile olsa, satış sonrası destek eksikliği ona ciddi ciddi zarar verebilir.”i anlatmaya çalışıyorum.

Telefonu aldığım Crazypisi nickli satıcı (Tayfun Köycü olduğunu öğrendim daha sonra), tek başına satış sonrası destekçilere süper bir örnek olur. Telefonu kargoya verişini mail atan, özenle kargo paketi yapan, paket yanına ürün ile ilgili bilgi notu yazan, ihtiyaç halinde elinden geleni yapma desteği veren, dahası bu sözün arkasında duran biri. Yaptıklarını profesyonellik olsun diye değil, olması gerektiği için yapan ve online alışverişin temiz anılmasını sağlayan biri.

Dürüst, temiz, ahlaklı iş anlayışını her zaman takdir eden ve iş ahlakına azami değer verenler yazıma hak vereceklerdir.

Karikatür, meftunu bulunduğum Uğur Gürsoy’a aittir.