Archive from Haziran, 2008
Haz 28, 2008 - Genel    No Comments

Cep Telefonu Önerilerinize Açığım

Riatalks ve Web 2.0 Hazırlık Konferansı’na katılmak üzre Cumartesi sabahı kalkıp, boğazın temiz havasını doya doya içime çekerek yola koyuldum. Akşam saatlerine dek sürecek olan I.günü, bu kadar teknik bilgi yeterli deyip 15:00 civarında bitirdim. Zihnim nasıl meşgul olmuş ise anlatılanlardan, Üsküdar’a geçer geçmez, Yöre Alışveriş Mağazası’na attım kendimi. Birkaç parça bir şey alıp, eve yollandım ki, cep telefonumun olması gerekli yerinde olmadığın fark ettim. Hımm, dedim içimden. Başkaca bir şey diyemedim. Durum belli idi ama eve gidip çantaya iyice bakmak gerekirdi. Soğukkanlıkla baktım ve evet, yoktu. Ev telefonundan cebimi aradım ama kapalı idi. Acar birine denk düşmüştü besbelli. Oysa gündüz gözü kapandığı görülmemişti o telefonun. Yöre’yi aradım sonra. Ama konu onları ilgilendirmediği için, ( Müşteri olarak alışverişimi yapmış ve çekip gitmiştim. Daha ne olsun?) kısa bir konuşma oldu.

Saat 17:00′ye geliyordu. Karakola gitmeyi gözüm kesmedi. Zaten IMEI numaramı yazdığım kağıdı da bulamadım. Dünyanın en mütevekkil ve teknolojik insanı gibi, Üsküdar Emniyet Müdürlüğü’ne durumu anlatan mail attım.

Telefona mı sim kartıma mı daha çok üzüleyim diye bir seçim yaptım. Sim kartım açık ara öne geçti. 11 yıldır onu hiç değiştirmemiştim. Hatta burada lafı bile geçmişti kaç kere. Vodafone abonesiydim ve numaramı da, operatörümü de çok seviyordum. (Son zamanlarda geyik kampanyasını müşteriden söke söke aldığını düşünsem bile.) Vodafone’yi aradım. Numaranın yasal sahibi olmadığım için, numarama sonsuza dek elveda dememi istedi çağrı merkezindeki şirin sesli hanımefendi.

Mütevekkil halimi hala koruyordum. Çünkü tüm bu olanların nedeni Carte d’Or’un dün akşam kendime dur demeden yediğim Kurabiye Güzeli ve bugün Yöre’den görmemiş gibi aldığım Çikolata Karnavalı idi.

* Eğer dün o dondurmayı yemesem, bugün kendimi alışveriş merkezine atacak bir nedenim olmayacaktı.

* Eğer dün o dondurmayı yemesem; ne ben 11 yıllık numaramdan ve cep telefonumdan olacaktım, ne de (şimdi) cep telefonumun zilyedlik hakkını elinde tutan ve 250-300 Liraya tamah eden kişi hırsız damgası yiyecekti.

Suçlu tamamen Carte d’Or’dur ve bu hatayı en kısa zamanda telafi etmelidir.

Size gelince; ayağımı yerden kesecek bir model için yanlış zamanlama (İtiraf ediyorum, herkes duysun; İşten ayrıldım bu ay başında.) olduğundan, bana işe yarar bir cep telefonu önerir misiniz? Acilen. (Hayır efendim, sinirli ve gergin değilim. Değiiilim!)

Ohh be:)

Haz 17, 2008 - Okuduğum Kitaplar    No Comments

Başarılı İnsanların Karar Anı

Powered by Podbean.com

Fikri Türkel Bey’in kaleme aldığı, süper kitaptan üç-beş not. Yıllar önce okudum. Hala fırsat buldukça açar ve bakarım. Başarılı insanların hayatlarını, iş anlayışlarını iyi okumak gerek. Başarılı birçok insana, onları başarılı kılan kararları aldıkları “an”ları anımsatıyor, soruyor. Cevaplarda, sorularda epey dikkat çekici. Kitabın tek kötü yanı, güncellenmeye olan ihtiyacı.

Haz 9, 2008 - Genel    No Comments

Seda Sayan Marketing

Başlık şaka değilmiş. Bende araştırınca öğrendim:) Seda Bacımız şimdi pazarlamaya el atmışa benziyor. Herkesi iş sahibi yapmak, istihdam yaratmak istiyormuş. Uzun zamandır güvenilir(!) bir araştırma şirketinin araştırmalarında, uzak ara tüm rakiplerini geride bırakarak sanat dünyasının en güvenilir ismi olmayı başarıyormuş. Hal böyle olunca bu güvene layık olmak istemiş. Network Marketing’e el atmış. İşsizlere ve özellikle ev hanımlarına seslenmekte Seda Bacı. İlk etapta kozmetik, gıda takviyesi, diyet ürünler ,özelliği olan tekstil ,aksesuar,teknolojik ürünlerin satışı ile işe başlayıp, Türkiye’de ve dünyada hatrı sayılır bir pazarlama şirketinin sahibi olmak arzusunu taşıyormuş.
Benim asıl ilgimi çeken ise, pazarlamayla ilgili açıklamaları. Diyor ki ablamız; “Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki çoğu sektörde olduğu gibi pazarlama sektöründe de kendini bilmez insanlar, bu sektörde de maalesef suistimaller yaparak bu işinde adını kirletmeye uğraştılar buna kendi şirketimde asla musade(öyle yazmışlar değiştirmedim) etmeyeceğim ve bu tarz kişilerin sonuna kadar üstüne gideceğim.” Doğru söze ne denir? Ben de sanırdım ki Seda Sayan sanatçı. Meğerse pazarlamacı imiş ve pazarlama içinde gerçekten üzülür imiş. Her neyse. Sevenleri yanlış anlayıp, panterlik etmesinler şimdi. Severiz Seda ablamızı:)

Haz 6, 2008 - Genel    No Comments

Hayatımın Son Günlerdeki Fihristi


Grafiker& tasarımcı olmak isteyen ve bunun için elinden geleni yapan 19 yaşındaki Özgür, think-shirt yarışmasına yukarıdaki eserle katıldı. Yarışmada istediği sonucu elde edemedi ama benim için birinci oldu:)

En çok okuduğum ve beğendiğim spor blogu: ToyCanary

Canary dostum, spor hele hele Fenerbahçe ve NBA fanatiğidir. Ama öyle boş bir fanatizm değildir onunki. Bir muhabir, spor köşe yazarı olacak kadar iyi bilir işi. Hatta ben çok isterim, onu mesleği olan IT’den kurtulmuş ve spor muhabiri yahut spor köşe yazarı, spor spikeri olarak görmeyi. Gerçi belli de olmaz hayat bu:)

En tatlı kampanya: Maceraya.com

Web adresine girince koskocaman dünyadaki minik noktalar dikkatinizi çekmeye başlıyor. Noktalara yaklaştıkça her birinin dev bir organizasyon olduğunu fark ediyorsunuz. Siz de bildiğiniz duyduğunuz etkinlik veya gezileri ekleyebiliyor ve devleşen bir etkinlik sitesinin bir parçası oluyorsunuz. Proje, navigasyon sistemiyle orijinal bir kullanıcı deneyimi sunuyor.

Son günlerde keşfedip çok beğendiğim bir e-satış sitesi sahibinin blogu: Fatih Pakdamar E-Satış siteleri son zamanalrda birçok insanın iştahını kabartıyor ama arka planının ne kadar meşakkatli olduğu unutuluyor. Fatih Pakdamar ise bunu hatırlatıyor.

En çok takıldığım müzik sitesi: Musicopat Müziğe ama müzik dinlemeye yatırım yapanlar daha uzun bir süre çok kazanacağa benzer. Müziğin bu kadar dinlenildiğini 2000′li yılların başına dek görmemiştim. Otobüste, dolmuşta, trende, yolda, evde, işte kulağında, bilgisayarında, cep telefonunda müzik dinleyenlerin sayısı hiçte az değil. Eskiden hatıra deterlerinde “hangi tür müzik dinlersiniz?, hangi sanatçıyı seversiniz?” soruları olurdu ki artık tarih oldular desem yanlış olmaz. Ben kesinlikle rock dinlemem diyenlerin müzik listelerinde rock parçalar görmek olası, ben kesinlikle Türkçe müzik dinlemem diyenlerin arşivlerinde Türkçe onlarca şarkı görmek çok mümkün. Lastfm’den Musicopat’a transferim son zamanaalrda.Öneridir.

Yeni keşfim bir sanat müziği sitesi:
TSM Radyosu

Beni en müteessir eden haber: Türban Anayasa Mahkemesi’nden Döndü

En keyifli ama yorucu vaktim: Geçen hafta kızkardeşim evlendi. Keyifli ama yorucu bir süreçti. Sanırım sazlı-sözlü bir evlilik istemiyorum ben. Nikah yeterli. En temizi:)