Archive from Aralık, 2007
Ara 25, 2007 - Genel    No Comments

Hazır Çorbalar Kanser mi Yapıyor?

Her zevke uygun olarak üretilen lezzetli, katkısız ve doğal hazır çorbalar, son yıllarda Türk halkı tarafından daha fazla tüketilmeye başlandı. Türkiye’de 2004 yılında içilen her 100 çorbanın 17’si hazır çorba iken, günümüze bu oranın 22’ye yükselmiş olması, Türk tüketicisinin giderek daha fazla hazır çorba içmeye başladığının göstergesi.
İşte Türkiye’de hazır çorba ve çabuk çorba tüketimi rakamları:

· Türkiye hazır çorba pazarının büyüklüğü ortalama 150 milyon YTL.
· Günde 2.650.000 kase hazır çorba içiliyor.
· İçilen her 5 çorbanın biri hazır çorba.
· Her saniye 60 kase hazır çorba içiliyor.
· Günde 40.000 bardak çabuk çorba içiliyor.
· Çorba pazarı adet bazında yüzde 8, değer bazında yüzde 25 büyüyor.
· Ramazan’da hazır çorba satışları yüzde 80 artıyor.
· Ramazan’da hazır çorba tüketimi 2 katına çıkıyor. (*)

Yukarıdaki istatistiğe hatrı sayılır bir katkı yaptığımdan eminim. Özellikle Knorr’un yeni çorbalarına ve bardak çorbalara kayıtsız kalamıyorum. Çorba içmekten pek hazzetmez iken hazır çorbalara ilgi göstermemi de bardak çorbalara borçluyumdur. Yemekten önce çorba içince mutlaka tıkanırım. Kahvaltıda çorba içmiş isem, o günkü yemek saatlerimde süper kaymalar olur. Ama tüm bunlara rağmen 3 çorbaya hayır diyemiyorum.

1) Kıtırlı domates çorbası (Bardak)

2) Mısır çorbası (Bardak)

3) Tavuk suyu çorba ( Taksim-Sütiş)

Gelin görün ki, bu çorba konusunda beni oldukça sinir eden bir durum var. Annem hastanede ve zor bir hastalıkla baş etmeye çalışıyor. Normalde hazır çorbalara iltifat etmezken, hastanede bardak çorbalara karşı bir ilgisi oluştu. Bardak çorbasını kendince azar azar tüketiyordu. Ama insanlardan çok tepkiler aldı. Uzun zamandır benim de aldığım tepkilerdi bunlar. Hazır çorbaların kanser riski taşıdığına dair söylenenlere dayanarak sarf edilen sözlerden bahsediyorum. Birkaç araştırma yaptığınızda çok yerde karşınıza çıkabilecek bu söylence bir hakikat mıdır yoksa mit mi bilemiyorum. İçlerindeki katkı maddelerinin kanserojen olduğunu araştırmalarla ortaya koyduğunu iddia eden sağlam ünvanlı insanlardan tutun da, mahallenizdeki Hatice Teyze’ye kadar birçok insan konu hakkında hemfikir.

Hazır çorba ve hazır gıda üreticilerinin bu konuya duyarsız kalmaması ve artık konuya açıklık getirmesi gerekiyor. Kanser vak’alarındaki artışın nedenlerinden biri iseler, bu sorumluluğun altında ezilmeliler.

(*) Bu veriler Kadınvizyon websitesinden alıntıdır.
Ara 17, 2007 - Genel    No Comments

Deniz Feneri’ne Teşekkür

Anneme kan lazım olunca ben de bir dönem Deniz Feneri’nde çalışmış olan arkadaşıma durumu ilettim. Beni Deniz Feneri’nden Nurullah Bey’e yönlendirdi. Lazım olan kan grubunu ve hastanın yattığı hastaneyi sordu bana. 10 dakika sonra, onlarca telefon aldım. Ertesi gün bile bu durum sürdü. İhtiyacımız olan kanı yarım saatte bulmuş, Türkiye’nin dört bir yanından gelen telefonlarla da ayrıca moral bulmuştum. Urfa’dan, Bingöl’den, Bitlis’ten, Ankara’dan.. gelen telefonlardaki insanların, beni hiç tanımamalarına rağmen güzel dua ve dileklerini tüm samimiyetleri ile sunmaları, telefonuma gelen mesajlarındaki candanlığı anlatmam mümkün olmayacak.

Birileri bugünlerde Deniz Feneri ve muadili derneklere laflar etsede ben yaşadığım tecrübeyi biliyorum. Kim ne derse desin, bu dernek yardıma ihtiyacım olduğu anda desteğini verdi ve beni çok mutlu etti. Teşekkür ediyor, önü kesilmeden, kötü amaçlara kurban edilmeden yoluna devam etmesini ve çok büyüyüp daha çok insana ulaşmasını diliyorum.
Ara 2, 2007 - Genel    No Comments

Pazarlama değil Pazar-lamaca yazısı

Son 6 günü sürekli hastanelerde geçirdim. Odada safra kesesi ameliyatı için bekleyen hasta, gece 00:00′den beri bir şey yememiş, birkaç saat sonra gireceği ameliyatı bekliyordu. İçeri giren doktor, hastanın raporlarına baktı. Bir şikayeti olup olmadığını sordu kadına. Kadınsa, ameliyata gireceğini, biraz onun tedirginliği olduğunu söyledi. Bu cevapla birlikte doktor koptu. Sözleri odadaki tüm hasta ve hasta yakınlarının kanını dondurdu. Aynı sözler kadını ve yakınlarını oldukça mutlu etmişti oysa. Birkaç saat sonra safra kesesi ameliyatı olacak kadının aslında safrasında bir sorun yokmuş. Böbreğinde sorun varmış. Gidip ameliyatı yapacak doktora bu yeni teşhisi bildirirken, hasta kadının kocası uçacak gibiydi sevinçten. Bense içimden eyvahlar çekiyordum. Ya anneciğime de yanlış teşhis koydularsa diye. Ne de olsa yarın aynı saatte onunda safra kesesi ameliyatı vardı.

Hiç beklemeden annemi o gece Şişli Etfal Hastanesi’ne kaldırdım. bir sürü tetkik yapılıyor üzerinde. Canı acıyor, ağrıları çekilmez oluyor, doğru dürüst yemek yiyemiyor, uyuyamıyor.

Sorunu sadece safra kesesi değilmiş. Teleffuzu zor, sıkıntılı bir hastalıkmış.

Rica etsem ona güzel, hayırlı dua ve dileklerinizi gönderir misiniz?