Perşembe, Ağustos 23, 2007

Marlboro'nın yeni yüzü, Philip Morris ve Kalbime Gömerim O Zaman efsanesi

Geçen pazar arkadaşlarlarımla Üsküdar gezmesindeydim. Genelde arkadaşlarım sigara içmez ama her nasılsa içen {:)} arkadaşlarımdan birinin sigara paketi dikkatimi çekti.

Babam esnaf olduğu için, uzun yıllar sigara satmışlığım vardır. Halk arasında bilinen adı ile Malbora hep klas bir sigara olmuştur. Almancıların, zenginliğin sembolü gibiydi bir zamanlar.

Sigara standımızda Bafra, Maltepe, Samsun ve Tatlısert'in yanında kral gibi dururdu. Hep uzundu o vakitler boyu. Bir tek bandrolleri fark ederdi. Sarı ve mavi bandrollü olurdu. Özellikle mavi bandrollu isteyenler de benim gözümde bir başkaydı. Ne hikmetse Camel bizde pek tutmamıştı. Üzerindeki deve resmi, Arap sigarası imajı verdiğinden midir, içimi sert olduğundan mıdır ne ise pek satılmazdı. Böyle şimdiki gibi kutuda sigara ben hatırlamıyorum. Bir de bayan içicilerimiz kısıtlıydı. Şimdi Maşallah bu konuda kadın-erkek eşitliğini yakaladığımız ender alanlardan biri.

Nerden nereye geldim? Sadece Marlboro'nun yeni metalik renkli kutusunu beğendiğimi yazacaktım.

Bir de şu Philip Morris efsanesi var. Nette yeni kutunun fotoğrafı var mı diye bakarken, Marlboro ile ilgili on yüz milyon sitede aynı öyküyü okudum. Yok Marlboro kötü durumdaymış, yok adamın teki gelip boş Marlboro kutularını ABD'lilerin tepesinden uçakla atmış, bu kutuları gören halkta, bu kadar insan Marlboro içiyorsa ben niye içmeyeyim demişmişte, şirket batmaktan kurtulmuşmuş, o adamda Philip Morris'miş. Tam bir ağızdan ağıza pazarlama(womm) örneği vesselam.

Bir womm örneği de bugünlerde aldı başını gidiyor. Hayalet Sevgili parçasına uydurulan hikaye ile birlikte birden şöhret basamaklarını 8'er 8'er atlayan İrem kıza rakip çıktı. Hapiste olduğu için müziksiz kaydı bulunduğu iddia edilen, kimine göre Gökçe Kırgız'a, kimine göre Seda'ya ait olan "Kalbime Gömerim O Zaman" şarkısı indirilme ve düzenleme rekorlarına koşuyor. Ne diyelim. İşte net mecrası, işte yaratıcı hikayeleriyle insanlar!

6 yorum:

Eren dedi ki...

"Sigara standımızda Bafra, Maltepe, Samsun ve Tatlısert'in yanında kral gibi dururdu." demişsin Marlboro için. Hakikaten de öyle, zira bizim sigaralarımızın hiç kişiliği, sunumu ve ayırt edilebilir imajı yok. Nedeni bu olsa gerek.
Sigara benim için çizginin öteki tarafı, gerek sosyal, gerekse de iş yaşantımda. Bir sefer reddettiğim de oldu, büyük konuşmayım ama, yapmayacağım işlerden biri. Bizim sigaralara da bir el atmak gerekiyor derdim ama, demem =)

Adsız dedi ki...
Bu kayıt, bir blog yöneticisi tarafından kaldırılmış.
ezberbozan dedi ki...

İsimsiz rumuzu ile burada gorus bildiren okur, profilimdeki resim bir animedir ve çocuktur. Animeleri çok sevdiğim için seçilmiş bir avatardır.

lucesku dedi ki...

Marlboro, Camel, hayalet sevgilim vs. vs. tüm bunlar da olay bir hikaye yaratmaya dayanıyor. Hala mail gruplarında google'ın bir garajda iki kişi tarafından kurulduğu dillendirilir de yapılan hazırlık ve altyapı söylenmez. Hikaye insanoğlunu için cezbedici bir nokta, bunu da pazarlamacılar ve reklamcılar yeteneklerince kullanırlar zaten. en son nike'ın çak istediğin yere reklamlarındaki ünlü futbolcular. ben arda'yı gördüm. medayanın arda'yla ilgili haberleri. onun genç yaşında yıldız olması. bak o oldu. kendini geliştirdi sürekli şut çalıştı, çaktı. sen de çak. ama beni de (nike) unutma. diyerek futbolseverlere çakışı :)

yeterki tüketicinin seveceği hikayeyi yarat. onu benimseyecek yolu bul. çak işte :)

esrArengiz dedi ki...

hatta hikaye o kadar önemli ki. geçende arkadaşımla konuşurken bi ürünle ilgili, dedim ki insanları bu ürünü almaya iten ne?
"insanların duymak isteyeceği şeyleri söylemek", dedi. :)

Rüstem Memmmedov dedi ki...

Palmali Shipping-duydunuz mu bilmiyorum..Merkezi İstanbulda yerleşen bir gemi taşımacılığı şirketi. Sahibi Azerbaycanlı. En son İngiltereden aldığı gemilerle dünyanın 6-cı büyük filosunun sahibi oldu yanılmıyorsam. (Yanılmış olabilirim, ama ilk 10'a girdiğinden eminim!). Neyse!
Azerbaycan'da çok ünlü birisi. Benim İstanbuldan da daha yakından tanıdığım olması nedeniyle hakkında daha fazla bilgi sahibiyim. Ama, hiçbir şey de bilmiyorum. Çünkü kısa müddette bu kadar zenginlik nerden çıktı diye elli tane hikaye var. Ve bu hikayeler adamı dillerde dolaştırıyor. Palmali Shipping'i tanımayabilir insanlar ama, Mübarizi hep tanırlar. Bütün hikayeler "Adam geminin birinde kebapçıymış..."diye başlar. Her halde hikayelerin "hikaye" olmayan tek kısmı burası, yani başlangıcı...
Şuan mümkün değil, ama zamanı gelince "kahraman" siyaset denizine dalarsa, bir hayli yol alır. Kendisi marka olmuş!

Kitap

Outliers (Çizginin Dışındakiler)

Başarılı insanların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’ta Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihlerine... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici. Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını, tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sosyal sınıflar açılarından açıklanıyor. Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin —yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin— hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor. Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti. Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.

Görünmeyen Ekonomi

Amerika’nın en parlak genç ekonomisti Steven D. Levitt’in sıra dışı yaklaşımıyla ekonomi bilimine getirdiği yeni boyut, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, insan kılığında birer hesap makinesi olan bildik ekonomicilerden farklı Levitt’in yaşama yönelttiği ilginç soruları, ateşli merakı, doğru sezgileri ve rakamların saf gücüyle dünyanın gerçekte nasıl işlediği konusuna açıklık getiriyor. Steven D. Levitt’in The New York Times’ın ünlü gazeteci – yazar Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı, farklı konseptiyle, sade, sürükleyici anlatımıyla “Görünmeyen Ekonomi”, gündelik hayat meseleleri ve muammalarıyla ilgili her sorunuza yanıt bulabileceğiniz bir kitap olabilir.

Konu Başlık

Prof. Dr Şule Özmen'in bu kitabı, ağlarla birbirine bağlanan bilgisayar ve mobil iletişim araçlarının yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan en önemli sonuçlarını, yeni ticaret yollarını ele alıyor. Bu ticaret yolları tüm dünyada, geleneksel iş modellerinin ve türüne odaklı yapılanmaların dışında bir gelişme göstermektedir. Yeni bir ticaret yolu olarak ortaya çıkan elektronik ticaret işletmelerin ve insanların yaşamına hızla girdi ve giderek artan bir oranda kabul gördü, tercih edildi. Ancak bu yolu seçenlerin bir bölümü başarılı olurken, bazısı başarısız oldu. Ne var ki, bilgi çağında kaçınılmaz bir seçenek haline gelen elektronik ticaret için araçları iyi kullanmak, hedeflenen amaçlara en kısa, verimli ve etkin biçimde erişmek için de sağlam bir alt yapıya sahip olmak gerekmektedir. Prof. Dr. Şule Özmen kitabında, bu alt yapının oluşturulması bağlamında, E-Ticaret'teki tüm gelişmeleri, E-İş modellerini, E-İşletme stratejilerini, müşteri ilişkilerinden pazarlamaya, veri ambarından veri madenciliğine, E-Ticaret'teki sistemlerden, E-İşletmelerdeki güvenliğe kadar E-Ticaretin tüm konularını inceliyor. (Tanıtım Yazısından)