Archive from Temmuz, 2007
Tem 30, 2007 - Genel    1 Comment

Marketingist’te yeni tema: NANO MARKETING

Bu yıl Marketingist, 4. yılı ile 20-23 Eylül tarihleri arasında TÜYAP’ta. Benim için 3. Marketingist olacak. Ülkemizdeki ciddi açıklardan birini kapattığını, onlar bu işi yaptığında anladım.

Pazarlama işinin; ne kadar prestijli, ne kadar ince, ne kadar profesyonellik gerektirdiğini; iş dünyasına, öğrencilere, pazarlama ile ilgili amatör ya da profesyonellere, tüketicilere göstermek için yola çıktılar. Her yıl bir önceki yıldan daha iyi, daha yenilikçi olmak yani kendileri ile yarışmak elbetteki zordur. Ama onlar her yıl bunu başarıyorlar.

Bu yılın ana teması, dünya pazarlama profesyonellerinin de ilgi alanı olan Nano Marketing! Yenilenen canlı web sitelerinde ana tema için şunları yazmışlar:

“Toplum, ekonomi, pazarlar, tüketici beklentileri yeniden şekillenecek!İş dünyası dinamikleri, pazarlama strateji ve yöntemleri gözden geçirilmeli çünküyenilikçi farkındalık yaratmanın odak noktasında Nano Marketing var!

Maddelere, milimetrenin milyonda biri büyüklüğündeki yapılara inerek yeni sentez özellikleri kazandıran nanoteknoloji, 21. yüzyılın endüstriyel devrimi olarak biçimleniyor.

Nanoteknoloji sayesinde sanayide, bilişim teknolojilerinde, sağlık sektöründe ve daha bir çok alanda yeni ürünler geliştirilecek, günümüzün üretim süreçleri ve yöntemleri değişecek.
Yakın gelecekte tüm dünyanın sanayi kollarına ve insan hayatının her yönüne yön vererek, gıda ürünlerinden, kıyafetlere, ilaçlardan, otomobillere, bilgisayarlardan yaşadığımız evlere kadar hayatımızın her noktasını etkileyecek, yeni ürünler, pazarlar ve yaşam tarzını oluşturacak. “

Konferans kapsamında her yıl bir ana tema yanı sıra bir de o yılın kavramı ve o yılın zekası konularına yer veriliyor.

Bu yılın kavramı: Yenilikçi Farkındalık

Bu yılın zekası: Durumsal Zeka

Hadi bakalım Marketingist ekibi! Şimdiden kolaylıklar dilerim. Bu arada web sitenizi ve ana temanızı çok beğendiğimi itiraf etmeliyim.

Tem 25, 2007 - Genel    No Comments

Turkcell-im Benim’de win-win dönemi

Alper’in son yazısını okuyup, bir de sağlamasını yaptıktan sonra [:)], madem Turkcell ezberimi bozup, bi güzellik yapacak, ben de bu güzelliğe eşlik etmesem ayıp olur, dedim.

Eğer Turkcell-im Benim’e link verirseniz, o da size link veriyor. Kazandırırsan kazanırsın mantığı. Hoşuma gitti.

Ama şimdi yine o şarkı geldi aklıma ve ben çıldırmak istemiyorum:(
Tem 24, 2007 - Genel    No Comments

Firma, marka, alan adı nasıl belirlenir ki?

” Bir ad, san ara ki gözden düşmesin, unutulup gitmesin; bir güneş ışığı ara ki batıp gitmesin.” Mevlana

Merak bu ya, sormak istiyorum; şirket isimlerini firmalar nasıl belirliyor? Eskiden belli ki soyadını şirket ile bütünleştirmek ve böylece soyadının namını yürütmek esası varmış. Koç, Sabancı, Eczacıbaşı, Zorlu..vb Peki ya şimdilerde firmasına bir ad vermek isteyen insanlar nasıl bir yol izliyorlar?

Şirket ismini geçelim azıcık. Peki ya yeni ve devasa mecra internette alan adı alan firmalar, kişiler bu alan adı alma işinde neyi baz alıyorlar?

Bence;

1. Firma isminin tüm şirketi temsil eden, güçlü bir isim olmasına,

2. Kolay, kısa, söylenişi rahat olmasına

3. Akılda kalıcı, hatırlanılası olmasına

4. Dikkat çekici olmasına

dikkat ederek belirliyorlardır isimlerini. Yoksa öyle oturduğu yerden “şu isim olacak!” denilerek belirlenmiyordur isimler değil mi?

Bir hocamın anlattığına göre, Becel (Hani şu yağ markası) ismini koyabilmek için dil, fonetik, pazarlama uzmanları birlikte tam 2 yıl çalışmışlar. B(lood)-C(alori)-L(Hatırlamıyorum) harfleri arasına koyacakları sesli harfin, tüm dünyada söylenilebilir bir harf olması gerekliliğine binaen epeyce bir uğraşıp “e” de karar vermişler. Becel(Besel) ismi hummalı bir çalışmanın ürünü yani. Bizdekilerin öyle bir kaygısı olmuş mudur bilemem ama bu iş ciddi bir iş. Biliyorsam bunu biliyorum ben:)

Tem 19, 2007 - Genel    No Comments

Kiralık Laptop

Bilmeyenlere söyleyeyim, benim laptopum yok:((( Şimdi ağlama modunda falan değilim. Şu son bir aya kadar bir laptopa ihtiyaç duymamıştım. Alsam mı almasam mı fikir gel-gitleri yaşarken, ” Ya bana 1 aylığına lazım olan bir zımbırtıyı almasam da kiralasam nasıl olur?” diye bir fikrim geldi. Hemen Google’da aldım soluğu. Bakalım kiralık laptop hizmeti veren bir yerler var mıymış diye. Pek iyi bir kanıt bulmadığıma göre, bu işi ben yapsam iyi olacak gibi:)
Not: Şimdi çokbilmiş okurlar, kiralık laptop hizmeti veren yerler olduğunu Google’da okuduklarını falan yazabilirler. Efenim, kişisel kiralama hizmeti bulamadım ben. Şirket olarak kiralamalar mevcut lakin dediğim gibi, kişisel kiralamaya rastlamadım.
Tem 14, 2007 - Genel    No Comments

Niye yazı yazmıyorum?

Sevgili Blogum,

Şu son halinle öyle şirinsin ki, seni yazısız bırakmaya gönlüm el vermiyor ama elim veriyor işte. Kusuruma bakma emi! Biliyorsun bir-iki ay önce işten ayrıldım. Israrlı bir şekilde, şartları zorlayarak, biraz da The Secret’e öykünerek; gayet kurumsal bir firmada işe başlayacağıma inanmakla meşgulüm bugünlerde. Başarana dek seni biraz daha aksatacağım sanırım. Umarım buna çok alınmazsın. O vakte dek, gelenleri iyi ağırla. İkramlarda kusur etme. Taze yiyecek yok ama hazırlardan bir şeylerle idare et.

Sevgiler

Arzu-Ezberbozan