Salı, Ocak 23, 2007

Saddam ölmemiş mi?

35'te Missisippi’de doğduğunda bu kadar ünleneceğini kimseler bilemezdi. 77'de kalp yetmezliği teşhisi ile aramızdan ayrılınca da ününe ün katacağını kimse bilemezdi. Öyle ki, ölümü ona yakıştıramadı hayranları. Sonra bir gün biri, bir yerlerde onu gördüğünü söyledi. Sonra söylenti öyle büyüdü ki, birçok insan onu görmeye başladı. Adına festivaller düzenlendi. Hayranları onun gibi giyinip, şarkılarını bir ağızdan söylediler. Albümleri ölümünden sonra da en çok satanlar arasına girmeyi başardı. Bir türlü unutulmadı ve en son bir efsane olup çıktı. Geride kalanlarına ise milyonlarca dolar kazandırmayı devam ettirmekte. Kim mi?

* * *
Daha özel TV kanalları ile tanışmamışız. Gazetelerde sansür gırla. Ama bir gazete var ki, sansür mansür hakgetire. Fısıltı Gazetesi. Diyordu ki bir sayısında;
"Sana yağlarının içinde domuz yağı var." Sana yağını kimseler almaz oldu. Tam bir boykot idi. Kim görmüştü, gerçek miydi tahkik etmemiştik. Yine de ateş olmayan yerden duman çıkmaz, demiştik. Sana için kötü zamanlardı.

* * *
Böbrektaşı olanlar doktora gidiyordu. Doktora gidenler biracı oluyordu. Doktor önerdi diye, komşuoğlu Sinan Abi, öbür komşu Lalezar Hanım buzdolabına Efes-Niyeyse başka bira öneren doktor yoktu.- bira stoku yapıyordu. Böbrek ağrısı başka bir şeye benzemezdi. E şifanın da haramı olmazdı. Artık bira içenler böbrek hastasıydı. Efes muradına eriyor ve yeni bir şehir efsanesi doğuyordu.
* * *
Missisippi’de dünyaya gelmese de en az onun kadar efsane bir isim çıkacaktır Malatya'dan. Ağlama Bebeğim, Bahtiyar, Acılara Tutunmak, Saçlarına Yıldız Düşmüş Koparma Anne(Şafak Türküsü), Giderim derken, hakikaten gitmiş biri. Ama birgün birileri onu gördü-ğünü sandı-Üstelik ölümünden sonra albümleri de çıktı. Ölmüş olamazdı. Olsa osa bir şakaydı, birazdan uyanacak ateşi karıştıracak ve bir cigara tüttürecekti. Ölümü kabullenilir gibi değildi. Bir şehir efsanesi doğuyordu ve kasetleri satmakta, kartpostalları odaları süslemekteydi.
* * *


NASA'nın 1969’da Ay’a inen ilk insanlı araç Apollo 11’in görüntülerini kaybettiğini duyurmasının ardından 'ABD Ay'a ayak basmadı' spekülasyonları tekrar gündeme geldi.

'Ay gerçeği' adlı internet sitesinde yayınlanan videoda Ay'a ayak basma görüntülerinin bir film setinde hazırlandığı gösteriliyor. Video'nun yayınlanmasıyla internet sitesinin ziyaretçi sayısında patlama meydana geldiğini söyleyen yöneticiler, NASA yetkililerinin hâlâ daha kaybolan videoyla ilgili tatmin edici açıklamalar alamadıklarını belirtiyorlar. Ancak site ve müzedeki ziyaretçi trafiği birilerinin işine yaradı. İyi bir gelir getirdiğine kimsenin kuşkusu olmasın. Dikkat çekmekte cabası. Irak'a girdi diye gönül koyduğunuz ABD, bir zamanlar Ay'a ilk adımı atarak dünyayı yepyeni bir çağa taşımamış mıydı?
* * *
Normal bir ölüm ile ölse bile hayırla anılmayacak olan Saddam Hüseyin'in idam görüntüleri bayramımızı garipleştirdi. Niye bayramda, niye asılarak ve niye tüm dünyanın, çocukların gözleri önünde, dedik. Elimizden bir şey gelmedi. Dünyanın en iyi askerleri arasında kabul edilen 20.000 Cumhuriyet Muhafızı, Irak işgal edildiği gece 24 saatte nereye kaybolmuştu? Derken olan oldu. Birileri şunu fısıldamaya başladı bile. Asılan Saddam değildi. Dublörlerinden biriydi. Burada kim ne kazandı derseniz; idam görüntülerini dünyaya servis eden kanalların kazançlarına diyecek yoktur sanırım! Daha kimler neler kazandı o konu pazarlamayı da beni de aşar.

* * *
Belçika devlet televizyonu RTBF, yaptığı kurgu haberle siyaset ve medya dünyasını karıştırdı. Haberde, "ülkenin Flaman kesiminin bağımsızlık ilan ettiği" ve "Belçika devletinin öldüğü" flaş haber olarak duyuruldu.(15.12.06)
Kanalın, kurgu haberi uzun bir süre gerçekmiş gibi ve son derece ciddi bir yaklaşımla yansıtması insanların sokağa dökülmesine neden oldu.Ülkenin geleceğiyle ilgili tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde yapılan bu haberdeki kurgu, filmleri aratmayacak cinstendi. RTBF'nin senaryosu çerçevesinde, "Belçika Kralı'nın ülkeyi terk ederek Kongo'ya kaçtığı", Kraliyet Sarayı önünden yapılan canlı yayınla aktarıldı. RTBF haberini, bu bölünme sonrasında NATO'nun alarma geçtiği, bazı bakanların kaçtığı, hava sahasının kapatıldığı gibi unsurlarla süsledi.
Peki böyle bir haberin kime ne faydası olabilirdi ki? Düşünün TRT böyle bir haberi verecek ve dünyanın tüm haber ağlarına düşen flaş haber, güvenilir bir kaynaktan geldiği için tüm dünyayaya servis edilecek! Niye?
Bunlar benim womm denilince aklıma gelen biraz uç örneklerdi. Diğer örnekler ve womm konusu Mart ayına dek epeyce konuşulacağa benzer.
Şimdi gelelim sadede. Şu en son satırdaki " niye?" sorusuna vereceğiniz cevaplar ve ekleyeceğiniz bir womm örneği, sizi Mediacat'ın düzenleyeceği, WOMM Konferansı'na ücretsiz götürebilir. Biletin kişi başı bedeli 400 USD olup, çok isteyipte gidemeyecek birisine nasip olsun isterim.
Cevaplarını eternalsushine@gmail.com adresine yollayan herkes-evet herkes- bir ödül kazanacak! Yani büyük ikramiye için olmasa bile ödül kazanmak için şansınız %100.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Yazıya başladım ama bitiremedim.
Hem uzun-ki ben yine de okurdum ama- çok ince yazılmış.
Devamını da yarın okurum artık.
:-)

Bekir L. Yildirim dedi ki...

Birakin WOMM'i dogrusu ben bu nakledilen olaylar, komplo terileri, faraziyeler ve pazarlama arasindaki baglantiyi kuramadim. Dedimya pazarlama konusunda ne birikimim ne de kaabilyetim var. Pazarlamacilara basarilar diliyorum. Ilk paragrafta bahsedilen kisinin Elvis Presley oldugunu soylesem acaba bana da birseyler verirlermi? :)

Kitap

Outliers (Çizginin Dışındakiler)

Başarılı insanların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’ta Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihlerine... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici. Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını, tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sosyal sınıflar açılarından açıklanıyor. Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin —yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin— hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor. Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti. Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.

Görünmeyen Ekonomi

Amerika’nın en parlak genç ekonomisti Steven D. Levitt’in sıra dışı yaklaşımıyla ekonomi bilimine getirdiği yeni boyut, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, insan kılığında birer hesap makinesi olan bildik ekonomicilerden farklı Levitt’in yaşama yönelttiği ilginç soruları, ateşli merakı, doğru sezgileri ve rakamların saf gücüyle dünyanın gerçekte nasıl işlediği konusuna açıklık getiriyor. Steven D. Levitt’in The New York Times’ın ünlü gazeteci – yazar Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı, farklı konseptiyle, sade, sürükleyici anlatımıyla “Görünmeyen Ekonomi”, gündelik hayat meseleleri ve muammalarıyla ilgili her sorunuza yanıt bulabileceğiniz bir kitap olabilir.

Konu Başlık

Prof. Dr Şule Özmen'in bu kitabı, ağlarla birbirine bağlanan bilgisayar ve mobil iletişim araçlarının yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan en önemli sonuçlarını, yeni ticaret yollarını ele alıyor. Bu ticaret yolları tüm dünyada, geleneksel iş modellerinin ve türüne odaklı yapılanmaların dışında bir gelişme göstermektedir. Yeni bir ticaret yolu olarak ortaya çıkan elektronik ticaret işletmelerin ve insanların yaşamına hızla girdi ve giderek artan bir oranda kabul gördü, tercih edildi. Ancak bu yolu seçenlerin bir bölümü başarılı olurken, bazısı başarısız oldu. Ne var ki, bilgi çağında kaçınılmaz bir seçenek haline gelen elektronik ticaret için araçları iyi kullanmak, hedeflenen amaçlara en kısa, verimli ve etkin biçimde erişmek için de sağlam bir alt yapıya sahip olmak gerekmektedir. Prof. Dr. Şule Özmen kitabında, bu alt yapının oluşturulması bağlamında, E-Ticaret'teki tüm gelişmeleri, E-İş modellerini, E-İşletme stratejilerini, müşteri ilişkilerinden pazarlamaya, veri ambarından veri madenciliğine, E-Ticaret'teki sistemlerden, E-İşletmelerdeki güvenliğe kadar E-Ticaretin tüm konularını inceliyor. (Tanıtım Yazısından)