Salı, Kasım 28, 2006

Siz geleceğin pazarlamasını nasıl görüyorsunuz?

Çember.net'e üye değilseniz bile duymuş olmalısınız. İlk duyduğumda beni çok heyecanlandırmış ve hemen üye olmuş, başka arkadaşlarıma davetiyeleirni gönderip bu oluşumun bir parçası olmalarına önayak olmuştum. Ancak heyecanımı çabuk yitirdim ve uzun aralıklarla girmeye başladım. Etkileşimli Pazarlama Zirvesi'nde onlarda vardı. Güzel açıklamaları ve hedefleri var. Bugün pazarlama forumu moderatörü bir konu açmıştı ki, oldukça dikkatimi çekti. Hem konuyu hem cevabımı burdan yazayım ve aynı soruları bende size sormak istiyorum.

"Etkileşimli pazarlama zirvesinde bir konu tartışıldı, bu konuyu Pazarlama/Marketing Forumunda da tartışmaya açmak istiyorum;
Gelecek tahmin edilemez. Bir futbol maçı gibi sonucu asla bilinemez.
Gelecek Kaostur-Bob Garfield.
Ancak net olan bir şey var; Gelecek eskisi gibi değil. Bu yüzden kafayı değiştirin. Kafayı değiştirirken hiç bir şeyin eskisi gibi olmadığı gerçeğinden hareketle düşünün.
Bu konuda Alvin Toffler'in Gelecek Şoku kitabından: İnsanlık aşırı hız yapıyor... Dünya nüfusu 1871-1994 arası 123 yılda 1 milyar artmış. 1994-2006 arası 12 yılda yine 1 milyar artmış. Bu bilgiler ışığında size 3 sorum var.
1) Siz geleceğin pazarlamasını nasıl görüyorsunuz?
2) Gelecekte marka olmak için sizce ne yapmalı?
3) Ne olacak bu dünyanın hali:)
Sizlerden ricam bu bilgiler ışığında maddelere sadık kalarak cevaplamanız. Bu konu başlığı altında forumumuzda konuyu tartışmaya açıyorum. Lütfen görüşlerinizi forumumuzda bizlerle paylaşınız... Haydi Pazarlama/Marketing Forumu üyelerimiz, sıkı bir beyin fırtınası yapalım...


Bilgütay Ümit Güzelbey
Pazarlama/Marketing Forumu (MOD) "


ve benim yanıtım;

"O gün EPZ'de idim. Bence MMI güzel bir organizasyona daha imza attı. Emeği geçenleri tebrik etmemek imkansız.
1) Siz geleceğin pazarlamasını nasıl görüyorsunuz?
Gelecekte pazarlama nasıl olacak sorusu sanırım çok fazla insan için ciddi bir soru. Gelecekbilimciler ile çalışılması ve alınan veriler doğrultusunda tahmin yapılması daha mantıklı.
Pazarlama daha interaktif platformlarda işlerlik kazanacak. Gelecek mobil olacak! Mobil Marketing devrine girilecek ve bu kavram Nöro Marketing ile taçlandırılacak. Belki günümüzdeki gibi rahatsız edici pazarlama aktivitelerinin aksine bir çizgi olacak.
2) Gelecekte marka olmak için sizce ne yapmalı?
Kişiselleştirilmeye müsait, esnek marka anlayışında olmak gerekecek.
3) Ne olacak bu dünyanın hali:)
Ben Bob ve diğer birçok insanın aksine gelecekte kaos falan görmüyorum. Sadece durağan olmayacak dünya. Zaman daha hızlı akmaya başlayacak. Bu hız nedeniyle rekabet daha da kızışacak. Reklam, pazarlama, bilim, sanat enstrumanlarında haliyle değişiklikler olacak. Internet yerini daha farklı(adını koyamadığım) bir platforma bırakacak. İnsanlar iç dünyalarına çekilecek. Huzur aramak, kendiyle başbaşa kalmak ve bazı değerleri sorgulamak isteyecek. Bu sorgulamalarını daha sağlıklı yapabilmeleri için yeni ürünler, yeni hizmetler girecek hayatımıza. Doğal olarak bu noktada 1.soru ve 3.soru birleşecek:)"

2 yorum:

onur yuksel dedi ki...

Gelecekte pazarlama mobil olmayacak (o kadar eminim ki eğer olursa özür dileyeceğim Arzu :), zaten şu anda mobil pazarlama var dahada gelişmesi onu lider yapması gelecekte olacak pazarlama işte budur unvanı vermez diye dusunuyorum. Gelecekte marka da olmayacak. Çünkü pazarlama ekonomi ile çok sıkı bir ilişki içinde ama şunu söyliyebilirim gelecekte pazarlama kaynaklarının %80e yakınını silah pazarlaması için kullanacak. Tabi bu sektörde de marka ve etkileşim nedir biz insanları çok ilgilendirmeyecek.

destan dedi ki...

Kimbilir gelcek daha neler getirecek? Biz sadece işin elimizdeki verilerini kullanrak tahminlerde bulunan yerindeyiz. ve eğer gelecek senin dediğin gibi olursa benden özür dilemen gerekmeyecek. Markasız "ben haklıydım" silahlarından birini kullanıp bu yazılanları bana hatırlatırsın:)

Kitap

Outliers (Çizginin Dışındakiler)

Başarılı insanların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’ta Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihlerine... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici. Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını, tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sosyal sınıflar açılarından açıklanıyor. Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin —yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin— hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor. Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti. Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.

Görünmeyen Ekonomi

Amerika’nın en parlak genç ekonomisti Steven D. Levitt’in sıra dışı yaklaşımıyla ekonomi bilimine getirdiği yeni boyut, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, insan kılığında birer hesap makinesi olan bildik ekonomicilerden farklı Levitt’in yaşama yönelttiği ilginç soruları, ateşli merakı, doğru sezgileri ve rakamların saf gücüyle dünyanın gerçekte nasıl işlediği konusuna açıklık getiriyor. Steven D. Levitt’in The New York Times’ın ünlü gazeteci – yazar Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı, farklı konseptiyle, sade, sürükleyici anlatımıyla “Görünmeyen Ekonomi”, gündelik hayat meseleleri ve muammalarıyla ilgili her sorunuza yanıt bulabileceğiniz bir kitap olabilir.

Konu Başlık

Prof. Dr Şule Özmen'in bu kitabı, ağlarla birbirine bağlanan bilgisayar ve mobil iletişim araçlarının yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan en önemli sonuçlarını, yeni ticaret yollarını ele alıyor. Bu ticaret yolları tüm dünyada, geleneksel iş modellerinin ve türüne odaklı yapılanmaların dışında bir gelişme göstermektedir. Yeni bir ticaret yolu olarak ortaya çıkan elektronik ticaret işletmelerin ve insanların yaşamına hızla girdi ve giderek artan bir oranda kabul gördü, tercih edildi. Ancak bu yolu seçenlerin bir bölümü başarılı olurken, bazısı başarısız oldu. Ne var ki, bilgi çağında kaçınılmaz bir seçenek haline gelen elektronik ticaret için araçları iyi kullanmak, hedeflenen amaçlara en kısa, verimli ve etkin biçimde erişmek için de sağlam bir alt yapıya sahip olmak gerekmektedir. Prof. Dr. Şule Özmen kitabında, bu alt yapının oluşturulması bağlamında, E-Ticaret'teki tüm gelişmeleri, E-İş modellerini, E-İşletme stratejilerini, müşteri ilişkilerinden pazarlamaya, veri ambarından veri madenciliğine, E-Ticaret'teki sistemlerden, E-İşletmelerdeki güvenliğe kadar E-Ticaretin tüm konularını inceliyor. (Tanıtım Yazısından)