Bazı insanların “hız” konusundaki duyarlılıklarına hayranım. Mesela Yrd. Doç. Dr. Erkan Akar bu konuda benden ciddi bir artı almış durumda. Biz daha insanlara blog nedir’i anlatırken o kalkmış “Blogla Pazarlama” üzerine kitap yazmış. Yaklaşık 1 ay önce pazarlama kitaplarına gözatarken gördüm ve sırf meraktan satın aldım. Genel itibari ile içerik şöyle;
“Web sitelerinin bir türü olan “BLOG”lar, internetin en dinamik yüzü olarak, iş dünyası ve pazarlamacıların yeni gözdesi haline gelmiştir. Bugün, başta kişisel bloglar olmak üzere, her konuda ve alanda(politik, gezi, eğitim, pazarlama vs.) bloga rastlamak mümkündür. Blogla Pazarlama, işletmelerin internette müşterileriyle karşılıklı konuşma formatında gerçekleştirdikleri, etkili geri bildirim alabildikleri, düşük maliyetli bir iletişim ve pazarlama şeklidir. O halde işletmeler hiç vakit kaybetmeden bir bloga sahip olmalı ve müşterileri tarafından bloklanmadan BLOGLAMALIDIRLAR. Bu kitap, işletmelerin neden ve nasıl “Blogla Pazarlama” yapmaları gerektiğini kapsamlı bir şekilde sunmaktadır. Müşterilerine daha şeffaf ve gerçekçi görünmek isteyen tüm işletmeler için…”
Ben kitabı çok beğendim. Okumaya başlamadan önce “acaba hocanın blogu var mıdır?” sorusu zihnimi kurcalıyordu. Evet bir blog var. Ama ben bloga girdiğimde in-cin top oynuyordu. Bugün tekrar bakınca blogun renklendiğini gördüm. Daha bir hoşuma gitti. Kitap ve blog tavsiyemdir.
Blog ile web sitesi arasındaki farklardan tutunda, neden şirketimizin bir blogu olsun?a dek çok fazla soruya cevap verilmiş. Blog, blogger, blogging kavramları hakkında detaylı bilgiler verilmiş. Ben şahsen sevindim yani:) Tebrikler Akar Hocam!
Aylık arşivler: Kasım 2006
TÜYAP Kitap Fuarı’nda bir Arzu Kız
Sadece uzak değil upuzak olan TÜYAP’a, kitap fuarına gitttim dün. Son gününde yetiştim ama olsun. Kitap görünce ben kendimi kaybediyorum. Ama bu kez hazırlıklı gittim. Almak istediğim kitapların bir listesini yaptım ve listeme sadık kalmaya söz verdim kendi kendime. %85 başarılı oldum. Herşey bildiğiniz gibiydi orada. Gözümün online kitap satıcılarını araması dışında. Onları orada göremedim. Kulvarları mı farklı acaba? Bir de tanımadığım birçok isim imza günü yapıyordu. Ben epey bir gerisinde mi kaldım bu camianın dedim. Mesela Reha Muhtar’ın imza günü vardı. Ne zaman kitap yazdı Muhtar? Füsün Önal’ın kitap yazdığını biliyordum ama koca bir alanı kapatacak kadar kitap yazdığını bilmiyordum. Hemen hemen herkesin elinde kitap poşetleri vardı. İnşallah sadece “kitap alıcısı” değildir aynı zamanda “kitap okurudur” bu insanlar diyorum.
TÜYAP’a gidiş yolunun uzunluğunun yanısıra bazı enteresanlıkları da yok değil. İstanbul Silivri’den Gebze’ye kadar büyük bir alanı içine alıyor. Bu nedenle, Taksim’deki insan da İstanbul’da oturuyorum diyor, Esenyurt’ta oturan da. Aradaki uçurum dağlar kadar olsada. Beylikdüzü ve civarında 28 tane büyük alışveriş merkezi olduğunu biliyor muydunuz? Bu sayıyı veren arkadaşıma, “hadi canım!” dedim ama yol üstünde en azından 4-5 tanesini görünce “mümkündür” demekten kendimi alamadım. Fuar sonrası yine daha önce bana leziz bir deneyim yaşatan Anadolu Şark Sofrası’na gittim. Yaklaşık 4 saatlik bir maceradan sonra yorgun argın eve gelip, aldığım kitaplara baktım. Tüm bu serüveni birlikte yaşadığımız Meral’le kimin kitabı daha güzel oynayıp, sonra da aldığımız kitapları muzlu süt eşliğinde okumaya koyulduk. Garip bir izlenim aktarayım size; fuardaki kitapların bazıları indirimlerine rağmen online kitap fiyatlarının üzerinde seyrediyordu. Durumu kendilerine belirtince de, “Bu kitaba kaç lira fiyat verilmişti mesela?” diyorlar ve ben online satış fiyatını söyleyince de ” Eee tamam o fiyattan verelim size.” cevabıyla indirimlerimi katlaya katlaya bissürü kitap aldım. Buradan da size söz vereyim- başka türlü onca kitabı bitiremem:)- 3 aya kalmaz hepsini bitireceğim. Ee kendimi bağladığıma göre başlasam iyi olur değil mi?
Bu arada TÜYAP’ın açılımını bilen var mı? Sayfasına baktım ama bulamadım. Aldığım kitaplardan seçmeler;
1) Üzeyir Garih Kitaplığı’nın tüm kitapları
2) Seth Godin’in bende olmayan kitapları
3) Edgar Alan Poe’nin tüm şiirleri
4) Kafka’dan seçkiler
5) Ali Çolak’tan Yitik Hüzün
6) Standda görünce ayıp olmasın diye kitabını alıp imzalattığım bir Mahir Kaynak kitabı. Yel Üfürdü Su Götürdü
7) Sarıkamış Yolun Sonu
Karaoğlan Düştü:(
Kitap Yurdu’na küstüm mü? Eveeeet
Eylül ayı itibari ile kitap çıkarmak adetini bozmamıştı sevgili yazarım. O kitap çıkar da Arzu almaz mı? Hemen nette kitabı aramaya koyuldum. Ama yok. Bulduğum bir fırsatta kırtasiyeleri gezdim. I ıhh. Yok. Daha gelmemişti. Eylül ayın’da kitabı okumak nasip olmadı ama Ekim’de çok geç sayılmazdı. Bir arkadaşım Kitap Yurdu’nda kitabın satışının olduğunu söyleyince hemen atladım. Daha önce bu siteden hiç kitap almamıştım. Üye oldum ve birkaç kitap ile birlikte siparişimi verdim. Kargo teslimatlarındaki süreleri görünce biraz dudağım uçukladı ama “Canım erken getirirlerde, hani bir aksama olmasın diye ihtiyati yazılmıştır o süreler” diye kendimi avuttum. Seçeneklerin içinde bana en uygun olana bakılırsa 5 Gün içinde kitaplarıma kavuşabilecektim. İdeefixe’ten alışkın olduğum üzre, 2 gün içinde almayacaktım yani. Neyse Cuma günü gözüm boşuna yollarda kaldı. Siparişim gelmedi. Haftasonları bile teslimat yapan İdeefixe’e aklım kaydı ve neyse Cumartesi gelir herhalde, dedim. Pazartesi firmayı aradım ve ilk 3 aramada kimse telefona çıkmadı. Ramazan’dır olur deyip, tekrar aradım. Siparişlerimin Çarşamba günü elimde olacağını öğrendim. Kızdım mı? Eveeeeet. Çarşamba kitaplarımı beklerken bir mail aldım;
Yazının devamı için Deneyimler.Net’e tıklayınız.
Etkileşimli Pazarlama Zirvesi

İnteraktif Pazarlama dünyasını bir araya getirecek olan, Türkiye’nin ilk ve tek etkileşimli pazarlama zirvesi, Marketing Türkiye dergisinin hayata geçirdiği Marketing & Management Institute önderliğinde başlıyor.
22 Kasım 2006 Çarşamba günü, Hilton Convention Center İstanbul’da gerçekleşecek olan “Etkileşimli Pazarlama Zirvesi 2006”, ilk yılında Pazarlama 2.0 temasıyla İnteraktif pazarlama dünyasını bir araya getiriyor. Zirve aynı zamanda bu alandaki en başarılı örnekleri de ödüllendirecek.
