Vikipedi Özgür Ansiklopedi der ki; "Tüm zamanların en büyük futbol ustalarından biri. Asıl adı Ronaldo de Assis Moreira'dur, fakat daha çok Ronaldinho veya Ronaldinho Gaûcho olarak bilinir. Ronaldinho,Portekizce "Küçük Ronaldo" anlamına gelir. Bu lakabın sebebi ise Ronaldinho'nun küçük yaşlarda (o sırada Inter'de oynayan) Ronaldo'ya duyduğu hayranlıktır. Gaûcho ise Rio Grande do Sul bölgesinde bazı futbolculara takılan "mutlu" anlamında bir lakaptır. Ronaldinho hala devam eden güleryüzlülüğü ve neşesiyle bu lakabı en çok hak eden futbolculardan biridir."İşte bu tüm zamanların en büyük futbol ustası (Gerçi burada durmak ve "top ustasıdır" demek isterim.) Ronaldinho, bizim ünlülerimizin "yüzüm eskir, imajım zedelenir" korkularından uzak, o reklam senin bu reklam benim koşturmakta. Pepsi, Nike, Vivident ve şimdilerde Sony Ericsson (Kaçırdığım var mı?). Takdir edersiniz ki, Ronaldinho başarılı bir futbolcu olmazsa bu reklamların birinde bile oynayamazdı. Adam kaldırabiliyor tümünü. Bir bakıyoruz sakız çiğniyor, bir bakıyoruz telefonla konuşuyor, bir bakıyorsunuz yepyeni bir spor ayakkabıyla top sektiriyor. Ronaldinho tüm bunları yaparken, futbolu da iyiden iyiye hayatımıza sokuyor. Bir dönem boşanmalara sebebiyet verecek kadar ciddi sorun idi futbol. Evin erkeği maç izler, eşi ise çıldırırdı. Kadın futbolu sevmiyordu! Kişi bilmediğine düşmandır derler ya. Artık kadın futbola daha aşina. En azından Zidane, Beckham ve Roberto Carlos'u tanıyor. Dünya üçüncüsü olduğumuz dönemde de milli kadronun tamamını tanımıştık. Tek yürek maçları izlemiştik. Reklamlarda da futbolcuları sıklıkla görmeye başlayınca, futbola iyiden iyiye alışmaya başladık gibime geliyor. Ümit Karan ve eşinin oynadığı Siemens reklamı da futbolu daha bir evimize soktu. Sanki sanki her yerde futbol var gibi. Sağımız, solumuz, evimiz, banyomuz, mutfağımız..Futbol bizi sobeledi mi ne?
Başarılı insanların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’ta Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihlerine... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici.
Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını, tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sosyal sınıflar açılarından açıklanıyor.
Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin —yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin— hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor.
Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti. Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.
Amerika’nın en parlak genç ekonomisti Steven D. Levitt’in sıra dışı yaklaşımıyla ekonomi bilimine getirdiği yeni boyut, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, insan kılığında birer hesap makinesi olan bildik ekonomicilerden farklı Levitt’in yaşama yönelttiği ilginç soruları, ateşli merakı, doğru sezgileri ve rakamların saf gücüyle dünyanın gerçekte nasıl işlediği konusuna açıklık getiriyor. Steven D. Levitt’in The New York Times’ın ünlü gazeteci – yazar Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı, farklı konseptiyle, sade, sürükleyici anlatımıyla “Görünmeyen Ekonomi”, gündelik hayat meseleleri ve muammalarıyla ilgili her sorunuza yanıt bulabileceğiniz bir kitap olabilir.
Prof. Dr Şule Özmen'in bu kitabı, ağlarla birbirine bağlanan bilgisayar ve mobil iletişim araçlarının yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan en önemli sonuçlarını, yeni ticaret yollarını ele alıyor. Bu ticaret yolları tüm dünyada, geleneksel iş modellerinin ve türüne odaklı yapılanmaların dışında bir gelişme göstermektedir. Yeni bir ticaret yolu olarak ortaya çıkan elektronik ticaret işletmelerin ve insanların yaşamına hızla girdi ve giderek artan bir oranda kabul gördü, tercih edildi. Ancak bu yolu seçenlerin bir bölümü başarılı olurken, bazısı başarısız oldu. Ne var ki, bilgi çağında kaçınılmaz bir seçenek haline gelen elektronik ticaret için araçları iyi kullanmak, hedeflenen amaçlara en kısa, verimli ve etkin biçimde erişmek için de sağlam bir alt yapıya sahip olmak gerekmektedir. Prof. Dr. Şule Özmen kitabında, bu alt yapının oluşturulması bağlamında, E-Ticaret'teki tüm gelişmeleri, E-İş modellerini, E-İşletme stratejilerini, müşteri ilişkilerinden pazarlamaya, veri ambarından veri madenciliğine, E-Ticaret'teki sistemlerden, E-İşletmelerdeki güvenliğe kadar E-Ticaretin tüm konularını inceliyor. (Tanıtım Yazısından)

2 yorum:
bence futbolun evlerimize girmesi televole ile basladı. akın sel in sunuculugunda futbolcuların saha arkası ozel hayatlarına dair seyler once erkekleri ilgilendirirken olayın magazine bakan yonu ile artık herkesi ilgiliendirir hale geldi. bu durum futbolcuların kendilerini ifade etmek icinde bir fırsat oldu tabi kullanabilene:) derken magazin dunyasında da sıkca isimlerini duyduktan sonra senin bahsettigin reklam donemleri basladı, bu arada show programlarına davet edilen futbolcular bile oldu.. yaptıgı tek iş orada top sektirmek bile olsa.. derken dedigin gibi herkesin tanıdıgı isimler ve daha az yadırganan futbol sevgisi.. iyi mi? bileme bazen hoş degil ama bana zararı yok beşiktaş yensinde gerisi zaten yalan:) biraz renk verim kusura bakmayın, bu konuda objektif olamiyorum..:)) galatasarayda iyidir:P dimi sayın destan..
GS sadece iyi olsa ben buradan o kadar bağırmam ki. GS çok iyidir:)
Yorum Gönder