
Futbolu sevenlerin dergisi Four Four Two'da bu ay, efsanevi oyuncu Maradona ile yapılan bir röportajı yayınlamış. Tek nefeste okudum desem yeridir. 54 kilo vermiş ve uyuşturucuyu bırakmış hali ile çok iyi görünen Maradona, 86 kupasını çat çat gözümün önüne getirdi. Onu seviyorum. Çılgınlıklarını, çekincesiz söylemlerini...Üzerinden yıllar geçse de o hala efsane. En kötü anlarında bile, adını kullananlara para kazandıran küçük adam o. Eli ile attığı gol için, benim değil Tanrı'nın eliydi diyen ve açıklama olarak ta,
"İngiliz taraftarlara saygısızlık etmek istemem ama bu futbolda olabilen bir durum. Biz buna alışkınız, daha önce Arjantin'de elimle goller atmıştım. O pozisyonda Shilton topu almaya çok yakındı. Ben de daha yükseğe sıçrayıp, kafa vuramayacağımı anladığımda o hareketi yaptım. Sonra kafamı geriye yasladım ve koşmaya başladım. Ben koşarken Shilton henüz farkında değildi.Ona süpürücü olarak oynayan Terry Fenwick söyledi. Elimi havaya kaldırırken görmüş. Yan hakeme baktığımda orta noktaya doğru koşuyordu ve ben o andan itibaren "Gooooolll" diye bağırmaya başladım. Sonra döndüm, hakemin oltaya düşüp düşmediğine baktım. Balık oltaya gelmişti, hepsi bu kadar!" sunan adamdır o. Son günlerde Anka gibi, küllerinden doğup, küllerimle bile Maradonayım ben diyen adam. 4 Nisan 2005'te taaraftarlar tarafından geçmişin en büyük idolü seçildi.
-1 Mayıs 2005'te La Gazzette della Sport, Napoli (Maradonanın takımı) yıllarının en iyi görüntülerini içeren bir DVD çıkarır. Sıkı durun bu DVD 3 günde tam 150.000 satar. Napolili bir yetkili Maradona zamanında soyunma odasında iki bank olduğunu açıklar: biri onun diğeri takımın geri kalanı için. "Yeni oyunculara yasaklı bankı anlatırdım. O ayrıldıktan sonra bile kimse bankına oturmaya cesaret edemedi."
-9 Haziran 2005'te ayrıldıktan 14 yıl sonra Napoli'ye döner. Ciro Ferrara'da oynanacak maça seyirci olarak( dikkat edin sadece seyirci olarak) katılması bilet satışlarını 15.000'den 58.000'e çıkarır.
-13 Ekim 2005, Le Rupplica gazetesi televizyon programından (10'un Gecesi şovu. 13 bölüm yayınlanır. Her bölüm tam anlamıyla unutulmazdır. Hatta son bölümünde kendi yaptığı yağlıboya tabloyu açık arttırmayla satışa sunar. 320.000 Euro'ya alıcı bulur. Ama parayı bir hayır kurumuna bağışlar.) kazanacağı 4 milyon Euro'ya maliyenin el koyacağını açıklar. Maradona son programa çıkmaz.
O böyle bir adam işte....
Başarılı insanların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’ta Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihlerine... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici.
Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını, tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sosyal sınıflar açılarından açıklanıyor.
Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin —yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin— hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor.
Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti. Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.
Amerika’nın en parlak genç ekonomisti Steven D. Levitt’in sıra dışı yaklaşımıyla ekonomi bilimine getirdiği yeni boyut, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, insan kılığında birer hesap makinesi olan bildik ekonomicilerden farklı Levitt’in yaşama yönelttiği ilginç soruları, ateşli merakı, doğru sezgileri ve rakamların saf gücüyle dünyanın gerçekte nasıl işlediği konusuna açıklık getiriyor. Steven D. Levitt’in The New York Times’ın ünlü gazeteci – yazar Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı, farklı konseptiyle, sade, sürükleyici anlatımıyla “Görünmeyen Ekonomi”, gündelik hayat meseleleri ve muammalarıyla ilgili her sorunuza yanıt bulabileceğiniz bir kitap olabilir.
Prof. Dr Şule Özmen'in bu kitabı, ağlarla birbirine bağlanan bilgisayar ve mobil iletişim araçlarının yarattığı değişimin ekonomik hayata yansıyan en önemli sonuçlarını, yeni ticaret yollarını ele alıyor. Bu ticaret yolları tüm dünyada, geleneksel iş modellerinin ve türüne odaklı yapılanmaların dışında bir gelişme göstermektedir. Yeni bir ticaret yolu olarak ortaya çıkan elektronik ticaret işletmelerin ve insanların yaşamına hızla girdi ve giderek artan bir oranda kabul gördü, tercih edildi. Ancak bu yolu seçenlerin bir bölümü başarılı olurken, bazısı başarısız oldu. Ne var ki, bilgi çağında kaçınılmaz bir seçenek haline gelen elektronik ticaret için araçları iyi kullanmak, hedeflenen amaçlara en kısa, verimli ve etkin biçimde erişmek için de sağlam bir alt yapıya sahip olmak gerekmektedir. Prof. Dr. Şule Özmen kitabında, bu alt yapının oluşturulması bağlamında, E-Ticaret'teki tüm gelişmeleri, E-İş modellerini, E-İşletme stratejilerini, müşteri ilişkilerinden pazarlamaya, veri ambarından veri madenciliğine, E-Ticaret'teki sistemlerden, E-İşletmelerdeki güvenliğe kadar E-Ticaretin tüm konularını inceliyor. (Tanıtım Yazısından)

0 yorum:
Yorum Gönder