Çalışan:
-Web sitemiz yok efendim!
Patron:
-Tabelamız var.
Çalışan:
-Teknolojiye yatırım yapmamız lazım efendim!
Patron:
-Telefonu telsiz aldık ya!
Çalışan:
-Çalışanların motivasyonu için bazı aktivitelerde bulunmamız gerek.
Patron:
-Geçen yılbaşında herkese pişmaniye dağıtmıştık.
Çalışan:
-Efendim 3 yıldır buradayım ve sanırım artık sizinle çalışamayacağım.
Patron:
-Gitmeden önce eleman ilanı verir misin? Sen firmayı iyi tanıyorsun, bizim yükümüzü kim çeker biliyorsun.
Aylık arşivler: Ağustos 2006
Sadakat Söylenceleri-1

Fazlaca müridi olan şeyh, bir zaman bakar ki, müritler teker teker el-etek çekiyorlar dergahtan. Öyle bir vakit gelir ki, tek bir müridi kalır. Dayanamaz ve sorar o tek müride;
-Arkadaşların neden gelmiyorlar artık?
Mürit utana sıkıla hali ile cevabı geçiştirmek ister, kızarır, bozarır. Şeyh ısrar edince de anlatır meseleyi.
-Efendim, o arkadaşların kalp gözü açıldı ve sizin alnınızdaki Cehennemlik yazısını gördüler. Bu insana mürit olunmaz diyerek, gittiler. Şeyh çok üzülür ve sorar;
-Peki sen neden gitmedin?
-Ben de o yazıyı görüyorum. Ama o yazıyı görecek hale gelmemi sağlayan da sizsiniz. Bırakıp gidemezdim, der mürit. Bu sadakat karşısında şeyh ağlamaya başlar ve der ki,
-Ben o yazıyı 40 yıldır görüyorum ama gidecek başka kapı yok ki!
Şeyhin bu inkısarı, 40 yıllık sadakatle birleşince, alnındaki “şaki” yazısı silinir ve “said” yazar.
Nerden çıktı bu sadakat öyküsü derseniz, Sadakat Söylenceleri kitabından derim. Son zamanlarda ağzımıza pelesenk ettiğimiz ve hemen her yerde hakkında bir şeyler duyduğumuz kavram, bu kitapta alışılagelenin dışında irdelenmiş.
İtiraf etmeliyim ki, elime kitabı ilk aldığımda çok iyi izlenimlerim yoktu. Yine şu geleneksel sadık müşteri oluşturma kitaplarından bir sandım. 1 hafta öylece karşımda durdu ve sonunda “e hadi bi okuyayım” dediğimde, 1 haftalık kayba üzüldüm doğrusu. Sadık müşteri oluşturma ile ilgili bilinen tüm genellemeleri, tekrar düşünmeme neden oldu. Okumak isterseniz Rota Yayınları’ndan çıktığını belirtmek isterim.
Kitap karikatürlerle beslendiği için zengin bir içeriğe de sahip ki bunu yazmazsam olmazdı:) Birkaç gün sonra kitaptan alıntılar da yapacağım. Sadık müşteri kavramına derinlemesine nüfuz edeceğim.
“Hadi bakalım” mı diyorsunuz? E hadi bakalım o zaman…
09:00-10:3 aramayın toplantıdayız biz şirketcek
Yeni işimi pek bir sevdim. Gittiğim her görüşmede, pazarlama anlatıyorum. Ufak ufak danışmanlık yapmak, nasıl hoşuma gidiyor anlatamam. Eğer bir pazarlama kurulu olsaydı, benim bu misyoner tavrımı, ödüllendirirdi eminim:)
Ama size anlatacağım şey bu değil. Gün içerisinde görüşmeye gidilecek yerleri aratır ve randevuyu hatırlatırım. Aksama olmasından hoşlanmam. Son 4 yıldır bunu yapıyorum ve bir tesptimi aktarmak istiyorum. Yurdum şirketleri haftaiçi sabah saatlerinde toplantı yapmayı seviyor. Bense, haftasonu çalışmayan bir firma ise Cuma gününü, diğer türlü C.Tesi sabah şirket toplantısı olması taraftarıyımdır. Haftaiçi en güzel saatleri 09:00-10:30 toplantılara gidiyor. Müşteriden çalınan dakikalar. Gergin bir toplantı ise, tüm günü rezil geçirtecek işe ve müşteriye yansımalar olacaktır.
Karnavalın 4.Ayağı Alper’de

Alper’e misafiriz hayırlısıyla. Pazarlama başlığı ile blog yazan bloggerlar arasında, karnaval düzenleyeli beri 4 hafta geçti. Parmakları terleyene dek, karnaval için hazırlanan Alper’in, ellerine sağlık diyor, sizleri karnavala havale ediyorum.
SMJ’de bu ay MSN var

Kısaca SMJ açarsak Samart Marketing Journal’de bu ay işlenen konu, anında mesajlaşma(IM). Tabi IM denince ilk akla gelen protokol MSN Messenger. Şuan bu yazıyı okuduğunuza göre MSN’den haberdar olmama şansınız yoktur. Yok diyenler hemen google’dan aratarak bilgi edinsin derim. Konu ile ilgili olarak ben bir şeyler yazdım ama sizler bu konuda ne düşünmektesiniz? IM ve MSN hayatınızda ne kadar yer alıyor? Son birkaç yılda 14 milyon kullanıcıya ulaşan hizmetin, bu hızının ve büyümesinin nedeni ne olabilir? Doğru amaçlar içn mi yoksa sadece yazışmak için mi kullanıldığını düşünüyor sunuz? Çok soru sordum sanırım:)
Anketler önemli midir?
Pazarlama Dünyası sayfasında dolaşırken, anketlerine takılmayı seviyorum. Oylamalarımın hemen akabinde, anket sonuçlarına bakmayı ihmal etmiyorum. Bence önemli olan iki anket sonucunu aşağıya taşıyacağım. Enteresan ve iyi okunması gerekli tablolar.
1. Takip ettiğiniz pazarlama sektörü dergilerini belirtir misiniz?
Marketing Türkiye (52) 41%
MediaCat (34) 27%
Pazarlama Dünyası Dergisi (13) 10%
Pi Dergisi (8) 6%
Reklam Dergisi (2) 2%
Salesmax (15) 12%
Sign Graphic (2) 2%
2) İş Dünyası ile ilgili hangi yayınevinin kitaplarını takip ediyorsunuz?
MediaCat (15) 39%
Rota (6) 16%
Sistem (7) 18%
Hayat (3) 8%
Elma (0) 0%
Optimist (2) 5%
Alfa (4) 11%
Benden bu kadar…
Lübnan’dan güzel haberler gelene dek, pazar-lamaca kapatma, karartma eylemindedir. Olur da bu karatmadan aydınlık neş’et ede.
Lübnan yandı. Bitti. Her şey geçti. Devam…
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Lübnan trajedisini sona erdirmesi beklenen ‘ateşkes’ tasarısını nihayet onayladı.
BM’ye aldırmayan İsrail’in hava saldırılarında en az 20 sivil daha hayatını kaybetti. BM’nin ateşkes kararını, ‘Elde edebileceğimizin hepsini aldık.’ sözleriyle değerlendiren İsrail yönetimi, “Saldırıları durdurmak için BM kararının kabine toplantısında onaylanmasını bekliyoruz.” savunmasını yaptı.
Sadece tıklayın ve izleyin diye… touchy he?
“Allah’ım!
Kuvvetimin tükendiğini sana arz ediyorum.
Gücümün azaldığını,insanların gözünde küçük düştüğümü sana şikayet ediyorum!
Ya Erhamerrahimin!
Sensin ezilmişlerin Rabbi!
Sensin benim Rabbim!
Beni kimlerin eline bıraktın?
Bana gaddarlık yapan yabancıların eline mi?
Yoksa davamı ipotek edecek bir düşmana mı?
Eğer sen bana gücenmedinse,kesinlikle bunlara aldırmıyorum.
Lakin iyiliğin beni rahatlatacaktır.
Senin nuruna sığınırım,karanlıkları aydınlatan nuruna…
Gelecek azabın, bana ulaşacak öfkendenkaçıp kurtulacak bir sığınak arıyorum.
Sana sığındım, yeter ki razı ol.
Güç ve kuvvet sendendir,yalnız senden.” (İbn Hişam, Sire II/29-30)
