Archive from Ocak, 2006
Oca 31, 2006 - Genel    No Comments

Gelecek Mobil, Mobil Gelecek!

Geleceğe mobil teknolojilerin yön vereceği aşikar. Ürünlerin birbiri ardınca, inanılmaz hızlarla, hayatımıza girmesi bunun en büyük göstergesi. Aşağıda Sevgili Hocam, Fikri Türkel’den alıntı yapacağım bir yazı var.
Gerçi ben mobile mobil demem, cep telefonunu+mp3′ü dişimde taşır hale gelmedikten sonra:)
Keyifli okumalar ve ilham alıp, girişimci ruhumuzun tetiklenmesi dileği ile.

“Marka konusunda dünyanın genç uzmanlarından Martin Lindstrom, üç ay önce Rupert Murdoch’ı evinde ziyaret eder. 700 televizyonu ile çılgın gelişme gösteren bu Avustralyalı medya baronunun her adımını medya sahipleri kadar devlet yöneticileri de takip ediyor. Lindstrom’un ziyaretinde kendisine sittop box denilen bir alet gösteriyor Murdoch. Bir nevi video oynatıcı. Murdoch soruyor, “Hafızasında kaç film var?” Misafirin tahmin edemediğini görünce söylüyor ev sahibi, “Bin film.” Bu aletin benzerleri İngiltere ve Amerika’da sistemde yer alıyor. Sonra piyasada olmayan ‘Tivo’ benzeri çalışan bir cihaz çıkarıyor Murdoch. Mp3 ve ipod’un müzik sektöründe yapacağı etkiyi film, sinema ve video pazarında oluşturabilecek bir cihazdı bu. Cihazı göstererek soruyor; “Peki bunda kaç film var?” Cevap sadece şaşırtıcı değil, medyanın nereye gideceğini de gösteriyor: “Gelmiş geçmiş, dünyadaki bütün filmler.” Demo halindeki bütün filmleri hatırlayan bu cihazla ilgili yorum üzerinde düşünmek lazım. “Piyasaya çıktıktan sonra iki yıl içinde video, DVD ve sinema pazarından yüzde 20 pay alacak.” En önemli özelliği de şu: Reklamları görmeden film ve dizi izleme şansı veriyor bu iki cihaz. Elinde bu cihazlar olan biri niye Türkiye’ye girmeye çalışsın ki?”

Oca 27, 2006 - Genel    No Comments

Hatasız Kul Olmaz! Hatamla İstihdam Et Beni:)

Kimse mukemmel degildir Aziz Kari! Ama hepimiz mukemmeli arariz.
Mukemmel=Kemalin doruk noktasi
a)Calisanlar -Mukemmel isyeri
b)Isverenler -Mukemmel calisan
c)Isletme – Mukemmel musteri+mukemmel kar
d)Musteri – Mukemmel urun
e)Kadinlar- Mukemmel erkek
f)Erkekler- Mukemmel kadin
g)Bir yerde durmaliyim.kucucuk bir siralama yaparken, mukemmel olmam gerekmiyor sanirim:)
Son gunlerde iyiden iyiye gozume batan bu mukemmeli arayis serguzestine,biraz dur demek istedim. Sanki biraz doyumsuz, biraz ac gozlu, sanki biraz yetinemez olmayi yol secmedeyiz. Nereden mi cikti bu?
Basitce orneklendireyim. Birkac yil once, bir is ilaninda; takriben 15 maddelik bir eleman ozelligi yer almis ve beni sok etmisti.Cok aman aman olmayan bir pozisyon icin, hatirladigim bazi maddeler;
-Lisans mezunu
-Cok iyi derecede Ingilizce bilgisi(Ikinci dil tercih sebebidir.)
-Cok iyi bilgisayar bilgisi
-5 yil is tecrubesi
-Ehliyet
-Prezentabl( Hala olcusunu anlamis degilim.)
-Mesai sorunu olmayan
-Guleryuzlu, caliskan
-Challenger (Kime meydan okuyacaksa?:))
-Sigara kullanmayan
-Gelisime ve ogrenmeye acik
-Pozitif dusunen, bla bla bla.
1 muhendis,1 stilist ve 1 isletmeci olarak, o vakitler, uc arkadas is aramaktaydik. Bu curetkar ilana epey bir soylendikten sonra, basvurmaya karar verdim.Onyazi kismina su notu ilistirerek:
‘Ey bu ilani verenler! Maksadim su-i edep degildir. Dusuncem o ki; yukarida belirttiginiz maddeleri, tek basina bir bireyin karsilamasi olanaksiz. Bu nedenle, ilaniniza uc kisi birlesip, basvurmaya karar verdik. Bilginize.’
Olaya bloglar acisindan bir bakalim;
Hergun bircok blog aciliyor, blogu olanlar bir blog daha aciyor, hergun yazi yazmak icin ellerimiz klavyelere uzaniyor,hergun blog tasarimlarimizla oynuyoruz, birilerini elestirmede mahirlesiyoruz, yeni bloglar kesfediyoruz, yaziyoruz, ciziyoruz, uretiyor da uretiyoruz…Tum bunlari ‘creatif yonumuzle’ yapiyor, yapiyoruz. Cok okunmak, cok ‘comment’ler almak istiyoruz. Hep daha iyisi icin, basimiza yastiga koyuyoruz.
Oysa Aziz Kari!
Mukemmelin bir karsiligi da ‘TAMAM’ dir.
‘Arada bir dilimiz, surcer ise affola
Tutmasini biliriz de, kemigi yok bunun’ *
* Simdi terennumde oldugum bu muzigi, dilimizee pelesenk eden, Olacak O Kadar Televizyonu’na tesekkurlerimle:)

Oca 25, 2006 - Genel    No Comments

Resimlerle Küçük Molalar


İki ürünü birleştirmek yeni bir olay değil. Aksine bizleri gülümsetiyor. Hoş bana sorsanız kullanılışlı bir ürün mü diye? Biraz sessiz kalsam iyi olur:)

Oca 23, 2006 - Genel    No Comments

Pazar Kahvaltısı+Sohbet+Trekking+Müşteri Memnuniyeti

Pazar gününü, İstanbul’u kar basmadan güzel güzel geçirmek için, güzel bir teklif aldım. “Hadi bi yerlere gidelim ama organizasyonu sen yap Meral” sıfatıyla özdeşleşen Meral, toplanıp, kahvaltı+sohbet+ mini bir trekking için program yaptı. 7 arkadaş gayet hoş bir muhitte, Mehtap Kafeterya’da kahvaltımıza başladık. Sohbet arasında lavaboyu kullanan arkadaşlarımızı bir sürpriz bekliyordu. Tuvalet çıkışında oturan bir çocuk,”Ücret 500 YKrş efendim” diyordu. Neyse diyerek işi geçiştirmiştik ki, hesap ödenme vaktinde bir şok daha geçirdik. “Kredi kartı geçerli değildir” ibaresi. Kredi kartlarının hayatımıza girmesi ile birlikte, büyük meblağlarda, nakit taşımayı unuttuk desem yeridir. Öyle bir mekanda kredi kartı geçmiyor oluşununa da az söylenemedik. Bİr de, benim gözümü fena halde bozan, kenar mahalle lokantalarında-ki bazılarını çok severim. Maksadım tenzil değildir- kullanılan masa örtülerine takıldım.
Niye yazdım bunları;
1) Meral kesinlikle en kısa zamanda blogger olmalı ve gezi-organizasyon tecrübelerini yazmalı.
2) Mekanınıza gelen müşteriden WC ücreti almayınız Aziz Mekan Sahipleri! Sinir bozucu.
3) Mekanınızda mobil cihazlarla sipariş almak maharet değildir, maharet, müşteri memnuniyetidir. Müşteri pazar pazar nakit para ödemek istemeyebilir. Ödeme şekilleri geniş olmalıdır!
4) Hem nakit para al, hem pahalı ol, hem wc’den bile para kes, hem de masa örtünü yakışıksız tut. Yok öyle..Gelmeyiz bir daha. Yazarız böyle, iyi yönlerinizi bile gözden çıkarırız.(Aslında kötü bir müşteri olmadığım gibi, yemeğimden böcek çıksa bile yiyen türlerdenim. Sadece bana nasıl muamele edeceğinizi bilin. Enayi hissi verdirmeyin.)
5)Hüseyin, ibrahim, Meral, Taner, Emel yakında bir şirket açıp sizi yanımda istihdam etmek isterim. Böyle bir beyin gücü görmedim ben. (MBA yeteneklileri:))) Marketing D Power ekibimde olmanızdan onur duyarım.

Oca 23, 2006 - Genel    No Comments

İş Başa Düştü; Kuş Gribi

Kuş gribi vak’asını gayet va’kayı adiyeden bulduğumu yazsam, bir çoğunuzdan “cık cık cık” tepkilerimi alacağımı biliyorum. Ama öyle. Düşünün ki, son 5 yılda, soba ve şohben zehirlenmesinden 10 bin insanımızı kaybetmişiz. Kuş gribi vak’asından ise, şimdiye dek 37. Trafik kazalarında verdiğimiz can kaybı ise, teröre verdiğimizin iki misli. Siyasi bir yorum olacak ama ben bu krize kuş değil Buş gribi olarak bakmaktayım. Neyse siyasi düşüncelerimi başka platformlara bırakıp, işin pazar-lama kısmına geçeyim.
Her kriz=Bir fırsat
O halde; ellerinde çok ciddi miktarlarda ürün biriken tavukçular ne yapmalı? Hemen ellerindeki ürünleri itlaf ekiplerine verip, kepenk kapatmalı. Düşüncesi bile korkunç. Bence, hemen Keskinoğlu ve Banvit’in yaptığı gibi, ürünleri ile ilgili, sağlıklı bilgilerin alınabileceğini ve hala güvenilir olduklarını anlatan reklamlara yönelmeliler. Ellerindeki ürünlere alternatif kullanım alanları bulmalılar (Köpek-kedi maması gibi). Vahşi hayvan çiftliklerine ulaşılarak hayvan yemi olarak verilebilir. ..vs

Oca 19, 2006 - Genel    No Comments

e

Elinde yandaki kapağa sahip kitabıyla içeri giren Ergün, kitabın sayfaları arasında dolaşırken oldukça keyifli görünüyordu. Meraklandım ve kitabın konusunu sordum. Bir reklam ajansında, alınan bir projeyle ilgili, departmanlar ve kişiler arası e-mail trafiğinin, destursuz yazıldığı bir kitap olduğunu öğrenince okumak için sabırsızlandım. Kitap dün bitti. Bugün yazıyorum. Okurken fazlasıyla eğlendiğimi ve Ergün’e teşekkür ettiğimi bellirtmeliyim.
Not-1: Reklam ajanslarında çalışanlar, mutlaka okumalı!
Not-2: Kitabın yazarı, bir reklam firmasında çalışırken kovulmuş ve bu kitabı kaleme almış.
Not-3: Ergün’e bir teşekkür daha: Eylülce’yi keşfetmemi sağladığı için.


Gelelim kitabın konusuna:
Tamamen e-postalardan oluşan e, Coca Cola’nın reklam işlerini alma macerasına atılmış olan Miller Shanks adlı bir reklam ajansındaki birkaç haftanın içyüzünü gözler önüne serer. E-postalardan da görüleceği gibi bu müşteriyi alabilmek için Miller Shanks’lıların yapamayacağı hiçbir şey yoktur: Hep beraber bit pazarına gidip büyükannelerini yabancılara pazarlamaları gerekse bile bundan gocunmayacaklardır. Tüm çalışanların aslında hiç de yabancı olmadıkları aşağılık oyunlar, sırttan bıçaklamalar, ayak kaydırmacalar, ofis içi karmaşık ilişkiler ve bir seks kanalı için Mauritius’ta çekilen tanıtım filmi ile renklendirilmiş bir komedi baş yapıtı!

Sayfalar:12»